22 Ağustos 2023 Salı

İki hikaye.. ALLAH, DÜSMANIN DA MERDİ İLE KARŞILAŞTIRSIN... ALLAH, SENİ BANA MUHTAÇ ETTİ YA.. BORCUN YOK.

 




https://www.facebook.com/necati.cavdar/posts/pfbid02irwtRRL2nTSCc2Y9he4L1HceKw8i12cHhqYiwZhiv4irRyvriD1SLdtWAMeP5eJTl

İki hikaye..
ALLAH, DÜSMANIN DA MERDİ İLE KARŞILAŞTIRSIN
İncir gölgesin de oturan M.Ö.. İsimli komşu ile karşılaştım.
"Nasılsın " ? dedim.
"Seni gördüm daha iyi oldum " dedi.
Hava çooook sıcak .
Buyur etti
Belliki konuşma arzusunda ..
İncir gölgesi, Kısmen daha serin..
Biraz otur dedi.
Oturduk..
Hemen söze girerek..
"Allah, düşmanın da merdi ile karşılatırsın" dedi. Ve
Devam etti:
Koylünün biri şehirden gelirken traktörü çamura saplanmış.
Arkadan gelen ve traktörü saplananın kardeşini ölduren kişi
Bakmış, traktör çamura saplanmış..
Adam uğraşıp duruyor..
Yardım için duramamış.
Zira kardeşini öldürdğüğü adam.Dolayısı ile küs..Hatta düşman.
Fakat.. İleri gidiyor.
Traktörü eğliyor.
Zincirleri takıyor..
Traktörü çalıştırarak kontagı da üstüne bırakıp oradan ayrılarak ilerde biyere oturup bekliyor.
Al traktör. Kendini kurtar gibi
Traktörü çamura saplanan bakıyor, yardımnedecekmhiç kimse yok.
Ne yapsa kurtulamıyor.
Çaresiz.. Kardeşinin katilinin taraktorunu alıyor..
Kendi taktörünü çektiriyor. Olmuyor.
Biniyor. Koye gelip başkabtraktör ve adamlarla kendi traktörünü çamurdan kurtarıyor.
Katilin taraktörünü de aldıgımyere koyuyor.
Diyor ki Allah, düşmanın da merdi ile karşılaştırsın..
....

ALLAH, SENİ BANA MUHTAÇ ETTİ YA.. BORCUN YOK.
FR' den gelen misafirimiz , A..hocadan dinlediklerini anlatıyor:
Bir dönem de içine yün o da yok ise ot vs konan el işi göz nuru dokuma yastıklar kamışla doldurularak esnemeyen duvarda dümduz duran adeta beton bloklara dönüştü.
Buna "berdi " yastık deniyordu.
Yastıkların içine yün, kuş, tavuk, kaz tüyü o da yoksa ot köyde konuyordu.
Ancak berdi, şehirlerde kamışı yastığa yerleştiren uzmanları tarafından yapılıyordu.
Angara da amele/beton çavuşluğu yapan H. Y..biraz para kazanıp tüylenmiştir.
Köyün en dik ve verep yerin deki düz damlı evden kurtularak
bir zamanlar garibanlık dolayısıyla babalarının ekinleri yemesin diye horozları,tavukları kötene bağladığı köyün en altında düzlükteki aralığa altı ahır üstü hayatlı iki katlı ev yaparlar.
E.. Nede olsa eski ot tıkalı yastıklar acer eve yakışmaz.
El dokuması yastık yüzlerini alır, berdi yaptırmak için düşer Sungurlu'nun yoluna..
Yastıkları berdi yaptırır..
İçi kamışla doldurulan her biri beton kalıp şekline gelen yastıklar, hayli agırlaşır.
İnsan gücü ile taşımak imkansızdır
O donemde şehir içi nakliye ya bir kişinin omuzuna takarak çektiği iki tekerlekli araba ..
Ya da daha agır yükler için at arabası ile yapılır.
"Kara" lakaplı H.Y, berdileri kendi ilçesine ya da yalın köye götürcek araca kadar getirtmek için nakliyecilik yapan at arabası arar.
Bir arabacıya denk gelerek " filan yerdeki berdileri falan yere getireceğiz" der..
Arabacı " olur" der.
Düşerler yola.
Nakliyeci, müşteriyi tanır.
Fakat berdileri taşıtacak olan, at arabası ile Sungurlu içinde nakliyecilik yapan köylüsü hatta eski komşusu Y.K'yı tanımaz/tanıyamaz.
Y.K... İstenilen yere berdi yastıkları bırakan nakliyeciye bedelini ödeme vakti gelmiştir.
Kara H. Y...
"Borcumuz nedir, agam ?" diye sorar.
Cevap , " Borcun yok" cevabı ile irkilen müşteri, şaşırır.
Ancak ...
Nakliyec, keyifle " Gara .H..
Allah, seni bana muhtaç etti ya .. BORCUN YOK?.
Bir zamanların muktediri H.Y, nakliyeciyi tanımıştır tanımasına da kaynar sular başından dökülüp ne diyeceğini bilemez..
O , mosmor olup, düşüne dursun ..
Nakliyeci, tüm ezilmişliğinin intikamını almış olmanın keyfi ile para almadan oradan uzaklaşır..
...
çünküüüü.
Devir, Angaranın betonlaştığı dönem..
60ların sonu..
70- 80ler..
Pırak gibi biten beton binalar insan gücü ile yükseliyor.
Kürekle karılan beton harçları, yine kürekle iskleden iskeleye binanın son katına kadar kürekle taşınıyor.
Bunu yapmak her babayiğidin işi degil.
Fizik gücü ve maharet gerekli.
O dönem işci de yevmiyeleri ikiye ayrılır.
Beton atanlar;" Beton yevmiyesi" olarak normal işler için söylenen " Kara yevmiye"nin bir buçuk iki misli.
..
İşçileri, müteahitler; Çavuş denen beton attırıcı insanlar eliyle temin ederler.
Ya da işi onlara taşeron olarak verirler.
Taşaronnya da çavuşlar, sabah erkenden gidip amele durağında kürekleri vs ile iş bekleyen insanlar arasından o gün kaç kişi işe götürecek ise sen sen diyerek onları seçer.
Sıra ufak tefek ve cılız yapısıyla boynu bükük Y.K'ya gelince
Ya es geçer.
Ya görmezden gelir.
Bazan da tuz ekmek komşusu olan gara H'ya yalvarır.
Durumum orta da ..
Sen de işe götürmez sen halim nice olur diye boyun büker.
Fakat,
Güçlü kuvvetli az zamanda çok iş yaparak kendine çok para kazandıracak kişileri seçen Beton çavuşu H.. aga her seferin de " Y.. Ben seni ne yapayım? Sen beton atamazsın ki ?" diye olumsuz cevaplar.
Y.K. " Hiç değilse harca su tuhtarım.. Sagı solu toplarım.. Bi işe yararım .. Zaten beton yevmiyesi degil kara yevmiye veriyorsunuz " dese de Gara H. " olmaaaz" diyerek sectiği işçileri alıp beton atırdıgı inşşata yönelir.
Artık işe gidenler seçilmiş, herekez günlük yevmiyesini almak üzere işlerinin başına çoktan gitmiştir.
Garibim Y.. İş beklediği amele durağında kala kalmış, umutsuz ca belki yarın diye İncesu daki kaldığı evin, bekar amele odasının yolunu tutmuştur.
Daha sonra Köyünden kendi ilçesine degilde daha kalabalık ve ticaretin daha yogun olduğu Sungurlu'ya göçerek önce omuzunda taşıdıgı iki tekerlekli araba ile evlere odun -kömür, hali vakti yerinde olan veya taşımaya demanı bulunmayan müşterilerin pazardan aldıgı sebze meyve gibi malzeme ile çarşıdan alınan kimi malkarı mahallere taşır.
Sonra aynı işi at arabası ile yaparak çoluk çocugunun nafakasını çıkarır.
İşte yıllar yıllar sonra iki komşu
Ne de olsa işveren sayılanla işçiyi kader buluşturur..
O sebeble yılar önce yaşanmışlıkla Y. K, beton çavuşuna "Borcun yok..
Allah, seni bana muhtaç etti ya o yeter" der

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İlber Ortaylı ... "Allah'ın İşine bak.. Müslümanlığı öğrenmek için geldi, Misafir olduğu aileyi Müslüman etti "

  Bu gün ajanslar  İlber Ortaylı hocanın vefat ettiğini  bildiriyorlar. Daha önce yazmıştım. Ancak nerede olduğunu unuttum Bu vesile ile bir...