Alaca Kaymakamlığı, sosyal medya hesabından duyuru yaparak, "Kaymakamlık Eski Binası Boşaltıldı. Yeni bina yapılması için yıkılacak" denildi.
::::::::::::::::::::::::::::::::::::
Şehit NEDİM TUĞALTAY ORTA OKULU
Şehit Nedim Tuağaltay Orta okulu
eski jandarma kışlası, daha sonra Kore de Şehit olan Teğmen Nedim Tuğaltay'ın ismi verilerek Ortaokula tahsi etmişler.
Şimdi Askerlik şubeis olan yerde de eski cephanellik ve hapsane olarak kullanılan bina vardı.
Taştan inşa edilen binanın çatısı çökmüş üstü açıktı..
Orta okul ve yanındaki pansiyon..
Ortaokula 1969 da bu bina da başladım.
Okul iki parçadan oluşuyordu.
Ana bina iki katlı hoş bir mimarisi olan tahta zeminli bu eski kışla binası olan taş bina.
Karşısında da yolun ötesinde barakalardaki dersliklerden oluşuyordu.
Barakaların üst tarafında kütüphane vardı.
Okumak için oradan kitap alır okur verirdik.
O kitaplardan İbn-i Haldun'nu Mukadimesini alıp okuduğum kitaplardan idi. O yıllarda sosyal ve felsefi olaylara bakışı ağırda gelse "Mukadime" yi okumuştum. İyi ki okumuşum. Çok çok faydasını gördüm.
Kütüphane hemen yanında da Okul Müdürü Nurettin Sevi'nin lojmanı vardı.
Ben önce taş binanın üst kartında bulunan 1/E sınıfında okula başladım.
Hemen hemen 1/E ye devam ettim.
Oturduğumuz eve gidip gelirken arkadaş olduğumuz insanlar Dediler ki senin ismin alt kat da ki 1/A sınıfında da okunuyor..
Bende bunun üzerine 1/a sınıfına devam ettim.
3. sınıfa gelince taş binanının batı cephesinde alt tarafa gelen yere yapılan yeni binaya geçerek burada da 1/A sınıfına devam ettim.
Taş bina daki sınıflar;
Sıva üstü elektrik kaplosu ile çekilen hattan akkor lamba ile aydınlanıyordu.
Yeni bina yapılınca elektrik tesisatı sıva altı, lambaları da fülorasan oldu.
Eski sınıfların yüksek tavanına göre bir hayli alçak tavanlı yeni binadaki Sınıflar ferah ve fülorasan lamba ile ışıl ışıldı.
O yıllarda şehrimizin çoğu evlerinde hala elektrik yoktu.
Bu yüzden olsa gerek ders çalışsınlar diye akşam/gece belli saatlerde sınıflarda mütalaa denen sistem kondu.
İsteyen talebe gelip aydınlatılmış sınflarda ders çalışıyor, o gün nöbetçi olan hocalarda nezaret ediyor..Talebeler güçlük çektikleri konularda nöbetçi hocalardan yardım alıyordu.
Bu konu da mütaalallarda gördüğüm diğer sınıfların fransızcasına giren Yılmaz Hoca , gayret gösteriyordu.
Arkadaşlar, "Yılmaz hoca, Alacalı..O yüzden herkesin kendi gibi yetişmesi için çaba sarf ediyor" diyorlardı.
Yılmaz hocanın yardımcısı -çok sonra Angara da Böyük hıra ormanı içine oba olarak Albostan'a yerleşen ancak Böyük Hıralıların istemediği için Alaca'ya göçenlerden , alacada zengin olduklarından Büyük Hıra köylülerine dua eden ailelerden olduğunu öğreneceğim - üst sınıftan Fransızcayı iyi çözen Gazi Hokka, çok yardımcı oluyordu.
başın üst tarafında hemen hemen hiç saçı olmadığı için öğrencilerin "cemoka "diye lakap taktığı okul Müdürümüz Nürettin Sevi’ çok ciddi idi.
Fransızca derslerimize de giriyordu.
Çok da nazik olan Nurettin hoca, küfür ve etmez ..Çalışmayanlara çok çok kızdığı zaman "Miski.." Yada "Miskinler" der idi.
Müdür Yardımcısı Matematik hocası Ahmet Bayrav’ idi.
Bizim matematik hocamız Kıymet Bayrav’ ile evlendiler.
Şükrü bilgili bir y azısında diğer hocaların isimlerini şöyle veriyor:
"Türkçe Öğretmeni Sedat Erenoğlu,
Koç Köroğlunun oğlu Türkçeci Halil Cesur,
Fransızca Hocası Yılmaz Kut,
Fizik Hocası Tıfılı,
Coğrafyaccı Hamdi Göze,
Kırca Hoca,
İsmail Demir,
Tabiat Bilgisi öğretmeni Alaaattin Hoca "
İsmail Demir'in simini kimse bilmez hep Cantı Kırık derlerdi.. Şehrin Divanesi Cemal ise milletin içinde "Zant..Zant " diyerek hocadan para sızdırmaya çalışırdı.
Bir gün okuldan eve çarşı boyu "Zant Zant" diye bağıra bağıra peşinden gitmiş.
İsmail hoca "Cemal ne dersen de artık para vs yok" diye oralı olmamış.
Coğrafya hocamız babayiğit delikanlı idi ve de Tanju Korel lakabı takılmıştı.
Bizi Alacahöyük ve Boğazkale'ye götürmüştü.
////////////////
Necati ÇavdarBir gün
Yasin Hatipoğlu na
Eski ceza evi ve cephanelik olan eski kışla bizim ise ortaokul binamızın yanındaki yer yıkılıp askerlik şubesi yaptılar
Şimdide tarihi kışla bizim okuduğumuz taş bina yıkılmış
Çok üzüldüm..
Keşke sahip çıkılsa
İdi..
Şehrin ruhu korunsaydı deyince
Ne olacak tabiii eskiler yıkılıp yenilenecek demez mi..
Ona da ayrıca üzüntümü hatta kızgınlığımı belirttim..
Oysa yıkarak değil koruyarak ihya etmek en güzeli..
Yoksa şehirlerin ruhu silinir.. Tapu senetleri olan mimari varlıklar yok edilerek imha edilir
https://www.facebook.com/sukru.bilgili/posts/pfbid02qTW9RvnhdaNWph6P2SxhYigPMRGjGaLS4cnjvizpEBSdXuqFZqVnnuE3dryEyumJl
Yıkılan tarihi Alaca Nedim Tugaltay Orta Okulu Serdar Coşkun
https://www.facebook.com/groups/809157569222122/?multi_permalinks=2148598745277991&hoisted_section_header_type=recently_seen
Şehit NEDİM TUĞALTAY
https://www.facebook.com/sukru.bilgili/posts/pfbid0wmo6G8i4f2mF5h7MKydSQ5TUgZhEZ8yWx3vdAQdBNkyjNQMQ6FUUwsEsNESW1xtFl
ALACA’MIZ DA YERLE YEKSAN EDİLMEYİP AYAKTA KALAN TARİHİ ESERLERDEN İKİSİ : 1)HÜSEYİN GAZİ TÜRBESİ ( TEKKE), 2) ÖMER PAŞA CAMİSİ
İlçem Alaca’da tarihi Cephanelik( Osmanlı Dönemine ait) , Alaca Nedim Tuğaltay Ortaokulu, Dumlupınar İlkokulu ve en sonunda da yakınlarda Hükümet Konağı yerle yeksan edilip yıkıldı.
Bu tarihi binalar ile birlikte yetmiş sekiz kuşağı bizlerin anıların da toprağa gömüldü.
İlçem Alaca ’da şu anda iki tarihi eserimiz kaldı. Biri Cumhuriyet meydanında 1309 yılında Ömer Paşa tarafından yapılan Ömer Paşa Camisi ( Eski Cami) , bir de Değirmendere Köyü yolu üzerinde Selçuklu Dönemine ait Hüseyin Gazi Türbesi, diğer adı Tekke...
Diğer dört tarihi eserler yakılırken sahip çıkamadık...Bu tarihi eserleri yıkıp ( sanki Alaca’da arsa kıtlığı varmış gibi) yerine yeni binalar yapılmasına sebep olanlar kadar bizlerin de büyük vebali var...Çünkü sesimizi çıkarmadık, çıkaramadık.. Kamuoyu oluşturamadık...
Çok şükür bu iki tarihi eserimiz ayakta...
Yalnız “Tekke özel mülkiyet mi ?” ; “ Kültür Bakanlığına mı?” , “ Hazineye mi?” “ Belediye’ye mi ?” ait bilmiyorum. Çocukluğumda “Tekke”özel bir şahsa ait gibiydi.
Tekke’de Şanlıurfa’da ki “ Balıklı Gölde” deki , balıklara benzeyen balıklar vardı. Çocukluğumuzda “bu balıkların tutulması, yenilmesi günahtır” derlerdi . Bizler de bu balıkları hiç tutmadık ve yemedik. Acaba bu balıklar duruyor mu?
Tekke ve renkli balıklarla ilgili bilgisi olan var mı?
Kaplan Yalçın · Reis yarın gidersen Alaca Belediyesi tekkenin bılunduğu kısmı kamulaştırmış tamir vs yapılacakmış yazı asılı han tarafında zannediyorum Tekke ve Han'ın olduğu kısım restore edilecek kamulaştırılmış
Necati ÇavdarTekke denilen yer
Seyit Hüseyin Gazi türbe ve Medresesi.
ANADOLU da kurulan az sayıdaki medreselerden biri.
Çevresindeki mülk Hüeyingazi
Hüeyingazi vakfına ait..
Çoğuda bu vakfa bağış olarak verilmiş..
Ancak Kemalist dikta döneminde
Nasıl ki
Angara da Kızılbey
Karaca bey vakıflarına ait mülkler satılarak
Ayasofya vakfı gasp edilerek talan edilmiş ise
Hüeyingazi vakfı da bu zulüm ve yağmadan malesef kurtulamadı..
Rahmetli ebem derdi ki
Hüeyingazi vakfı mülkü ihale ile özel KİŞİLERE
Satıldığı zaman bizimkilere siz alın dedik.. Almadılar
Balkan, Çanakkale ve istiklal savaşlarında hiç ara vermeden 13 yıl bulunmuş olan Dedem de
"Evet üç bin liraya satıldı.. Bu parayı vermeye gücümüz yeterdi..
BAŞKALARININ da yeterdi..
Ancak çoğu hayırda kullanılmak üzere bağışla oluşan vakıf malına el uzatmak günahtır, yazıktır diye ihaleye girmedik..
Sade biz değil sümüsü alevisi hiç bir yerli Türkmenler aynı düşünce ile vakıf malına yanaşmadılar..
Kafkas muhaciri aldı" diyerek tarihi gerçeği ifade ediyordu..
Malum gavur vakıflarına ait mallar iade edildi.
Ancak İSLAM VAKIF malları iade edilmedi.. O anlamda zulüm devam ediyor
Evet medrese duvarındaki çeşme suyunun geldiği türbe avlusundaki kuyuda tpkı Urfa balıklı göldeki balıklar gibi yaşayan balıkları olan bu erken dönem SELÇUKLU eseri aslına uygun hale getirilerek milletin hizmetine verilmelidir..
Necati ÇavdarErdal Karslı
Ayasofya ya kilit vur
Seyit Hüseyin Gazi vakfı sat..
HÜSEYİNAĞBAT ın ismini kazı
Türkün müziğinden
EZAN ına milli değerlerini yasakla..
Tüm partileri kapat..
Hiç seçim yaptırma, tüm meclisi kendin ata..
Hiç bir seçime girme..
Buna DEMOKRAT mı diyeceğiz
Sen istediğini söyle
Ama başkalarını zorlama..
Hele hele Laiklik dininin tanrı kabul ettiğine TAPINMAYA zorlama..
Sen zorbalara istediğin gibi davran..
Biz gençliğimizde Laiklik dininin ritüellerine uymadık
Şimdi mi uyacağız..?
Hüseyinova nın gençleri
Şehrin meydanında
Hançereleri yırtılasacaya
"HAK YOL İSLAM Yazacağız"
Diye haykırmaları
KEMALİST DİKTA ya değilde
Patagonya EBEDİ ŞEFLİĞİ ne karşı mı idi
Geçiniz...!
Şerafettin AlarBen Rahmetli Şahin Kafkasın tekkedeki evine su tesisatı yaparken bana anlattığı türbenin kubbesi akıyordu usta getirdim onarmaya çıktı o sırada değirmendereden traktör ile Alaca ya bir kaç kişi gidiyordu selam verdi geçtiler ama çok dikkatlice ustaya
bakıyordular aradan 1 saat geçmeden jandarma minibüsü pat diye yanımıza durdu birkaç sivil ve başçavuş araçtan iner inmez ustaya bağırıp indirdiler ne oluyor diye sordum bizim iznimi olmadan 1 çivi dahi çakamazsınız dediler gittiler daha gelmediler diye bana serzenişte bulunmuştu bu günki gibi aklımda bilgilerinize arz ederim
Serdar CoşkunGörüş VE Düşüncene katılıyor VEDE Destekliyorum. Hayırlı Geceler Dilerim RÂBBİME EMÂNET OL Şükrüm.
Necati ÇavdarTekke halkın söylediği şekli
Resmisi ise
Yürbe, medrese müştemilat ve çok geniş arazi
Vakıflar kayıtlarından
SATIŞ ihalesinde bakılabilir
İncelenmesi hakikaten iyi olur
Daha bu gün bir Süryani Vakfının malları iade edildi
Darısı İslam vakıfların inşallah
Omer KolanciBizim çocukluğumuzda tekkeye çok giderdik ama orası vakıf falan denmedi nuri kafkas in çığlığı idi öyle bilirdik
Necati ÇavdarVakıf arazisi ve malalrı satılınca Nuri Kafkas lar aldı
Cetin KilincarslanTürbede kırmızı balıklar vardı yaşıyormu halen türbenin bahsi geçince aklıma geldi...
Erdal KarslıKültür Varlıkları toplumundur. Bu maksatla zaman zaman gündeme gelen bu konu ile ilgili Ankara’daki Alacalılar Dernek Başkanı Abimiz Adnan Adıvar Ünal gündeme sıklıkla getirmiştir.
Diğer yandan Alaca Miyane Sultan köyünden şu anda Hitit Üniversitesinde
Dr. Ya da Doç. Ünvanı ile görev yapan Oktay Gündoğdu kardeşimiz hem arkeoloji hem de sanat tarihi yönünden yetkin olması nedeniyle Allah rızası için oranın ihya edilme projesini ve kitabını hazırlamıştır.
Hazırladığı eseri Mustafa Kafkas bey, O dönemdeki Belediye Başkanı ve Kaymakam beylerle paylaşmış ama basımı yönünde sonuç alamadığını kendi beyanından biliyorum.
ÇEKVA olarak bizim girişimimiz de sonuç vermedi.
Daha sonra Adnan abi ile Oktay bey kardeşimin iletişime geçmesini sağlamıştım.
Bu eser Tokat Vakıf Md. Lüğü sorumluluk alanındadır. İhyası düşünüldüğünde destek verilebilir. Ben de şahsım olarak gerek idari süreçte gerekse organizasyonda yer almayı can-ı gönülden dilerim.
Bana anlatılana göre ihata duvarı ile çevrilmiş. Önce Mustafa beyle oturup enine boyuna hukuki süreçler de göz önüne alınarak sağlıklı bir yapının ortaya çıkılması sağlanır.
Şükrü kardeşim bu tarihi eserler konusunda zaman zaman gündeme getirdiği hususlarla ilgili çok söylenip çok yazıldı. Bir arpa boyu yol alınamadı. Karar vericiler mutlu mu?
Çapraşık ve benzeri köylere Çeşme için taş gönderen İsmail Fırat’ın umuru mu? Alaca. O gün çanak tutup alkışlayanlar yazıklar olsun.
Kardeşim çocuklarımız getirirse ancak cenazemizin geleceği bu vatanımızın geçmişe ahdetti vefamız için bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Ama nafile gittikçe umudumu yitiriyorum.
Heba olan bir gençlik var. Ne olur sahip çıkalım.
Sahipsiz vatanın batması haktır.
Sen sahip olursan, bu vatan batmayacaktır.
Kaplan Yalçın · Şuanda Tekkenin ve medresenin olduğu kısım Alaca Belediyesi tarafından istimlak edildi o kısımda restorasyon çalışması yapılacağı duvarda asıldı burda bir eksik kaldı mal sahibi eczacı Mustafa Beyle görüşülürse orda piknik için bir alan alınanilir ve o
alanda yine kurbanlar kesilir çoluk çocuk büyük küçük bir şekilde orda sofralarını kurar oyunlar oynanabilir
Erdal KarslıŞayet ihtiyaç duyulması halinde Osmanlı arşivlerinde Hacı Haldun Şahin beyden destek alabiliriz. Hem şehrimizde. Yine orada çalışıp Çorum ve Çorumluya büyük hizmeti olan Şakir Duran Hocamı hasret, minnet ve rahmetle yad ediyorum. Zira Akşemsettin
hazretlerinin İskilip Evlek köyündeki medrese ve çilehanelerinin ihya edilmesi çalışmalarında çok gayret sarfetti. Ruhu şad mekanı cennet olsun
Necdet CengizŞükrü Bey, niye restore edilmiyor? Yıkılması mı bekleniyor. Yazıktır.
/////////////////////////////////////////////////
ceza evi:
Ben orta okula başladığımda
haksılıklara tahammülü olmayan Babam çodaroğlu Sadık Çavdar, köyede bi jandarma eri ile tartıştığı için
jandarmanın "düğmemi kopardı" demesiyle tutuklanarak cezaevine koymuşlardı.
Bu olay çok çok ağrıma gitmişti.
Herkes okula babaları ile gelirken benim babam ceza evinde idi. Kıs süre yattıktan sonra ilk mahkemede suçsuluktan, salıverdiler.
bir sıcak eylül, yada ekim ayı..
Beraber aynı evde kaldığımız emim oğlu Seyit ve yanımız da bi arkadaş dahavardı.Unuttu.
Cezaevinde babamı -Sadık Ağayı- ziyerete gittik.
Cezavinde kapıda görevli jandarma, bizimle muhabbet ediyor.
hemen cezaevi altındaki aynı cadede olan Orta okula başladığımızı söyleyince çok daha ilgilendi.
Seyit'i göstererek dedi ki "Bu okumaz.
"
beni gösterip " Bu okur" dedi.
Yanıondaki diğer jandarma..
Nerden biliyorsun deyince de "Gözlerinden" dedi.
..
Sağ olsun jandarmalar; biz gidince ..
Bizleride ,çeri alıp zaten topu topu üç beş tutuklu olan hapsanede yatanlarla görüştürüyorlardı.
Babamla görüşüp hiç değilse ona ve bize moral oluyordu.
Ancak dönüşler gerçekten zordu.
Niye ve niçin babam haksız yere cezaeevinde kalıyor, orda tutuyorlardı.
..
zaten ilk mahkemede salıverdiler.
Anlaşılan devlet yada görevliler;
halk ağzını bellesin.. Otoriteye karşı çıkmak ne , görsünler diye göz dağı için olur oılmaz yere içeri alıp, bir süre sonrada güya mahkeme bırakıyordu..
..
Ancak güçlü olur isen suçlu da olsan ya hatırlı birinin yada "kefaleti nakdiye" denen para yatırlarak dışardan mahkeme olup, ceza alana kadar cezaevi yüzü görmüyordun
https://www.facebook.com/ibrahim.genckurt.7/videos/3436050606486874/?idorvanity=809157569222122
https://www.facebook.com/ibrahim.genckurt.7/videos/3436050606486874/?idorvanity=809157569222122
Yıkılan Alaca Cezaevi Gardiyan Rüstem abi
İbrahim Gençkurt
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder