1 Mart 2026 Pazar

DARBELER ; Kardeşliğe atılan bombadır


 Necati Çavdar

DARBELER ; Kardeşliğe atılan bombadır
28 Şubat’ın 20 yıl dönümü münasebetiyle İDARECİ VE BÜROKRATLAR BİRLİĞİ'inin tertiplediği toplantıda konuşan "28 ŞUBAT TÜRKÜSÜ" yazarı Necati Çavdar,
“Darbeler; kardeşliğe, toplum huzuruna atılan bomlalardır”dedi.
İDARECİ VE BÜROKRATLAR BİRLİĞİ Başkanı Yücel Can’ın kardeşlik projesi ile bir çek faliyetler yürüttüklerini belirterek bu toplantının da o çerçevede yapıldığını belirten açış konuşmasıyla başlayan toplantıda;
“28 Şubat Türküsü’nde yer alan bazı şiirler paylaşıldı.
28 Şubat Türküsü’nün yazılışının ve yer verilen şiirlerin hikayesini anlatan Çavdar;
“Tarihi yapanlar olduğu gibi tarihi kayda alanlarda vardır.
Bize de tarihi kayda almak düştü .
28 şubatta yaşanılanları kaydettik. Ortaya “28 Şubat Türküsü” çıktı.
28 Şubat Türküsü’nde hem zarar verenler hemde zarar gören tüm akatörleri görmek mümkün ..
Bu gün Cumhurbaşkanı olan Recep Tayip Erdoğan’ın o gün söz de önü kesilmiş, “Muhtar bile olamaz” manşetleri atılmıştı.
Biz de hapse girdiğinde “Pişde gel” isimli şiirde “Git, sultanlık beratını alda gel” diye yazmışız.
Zira toplum darbe sırasında sabır gösterip, kırıp dökmeden işlerin yoluna girmesini bekliyor. Fakat zulmedenleri de asla bağışlamıyor. Mazlumları unutmuyor. Bu gün gönüllerdeki Menderes’in yeri nerde o gün idam karaı veren katillerin yeri nerde?. O günün güçlü ve anlı şanlı Zalimlerin adı bile bilinmiyor. Silindiler gitti. 28 Şubat’ta zulmedenler neredeler? Buna karşı o günün zalimleri yada şakşakçıleri Erbakan’ı anma toplantılarında en ön sıradalar. Aslında darbeyi yapanlara da bir hayrı dokunmuyor. Zaman dilimi içinde darbe yapanların kötü anılmasına sebeb oluyor.” diye konuştu.
28 Şubat ve darbeleri konu ederek topluma etkisini değerlendiren Çavdar, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“ Gerekçelerinin sonradan uydurma, algı oparasyonları olduğu ortaya çıkan Darbelerin; ülkeye,topluma faydası yok. Ülkeyi toptan etkileyen olumsuzluklara sebeb oluyor. Darbelerin etkileri sadece yaşanılan dönemle sınırlı kalmıyor.
Mesela yüzyıl önce yapılan 31 Mart vakası diye bilinen darbe.. Bu darbeyi yapanlar ve muhatapları bu gün hatatta değil. Ancak darbenin etkisi hala toplumu sarsmaya devam ediyor.
Esas olan her şeyin kendi kuralları içinde cerayan etmesi. Var olan meselelrin kendi akışı içinde halledilmesi. Darbelerde proplemler; kestirmeden , hemen halledilecek umuduyla yapılması ön görülüyor. Faklat meseleler daha da ağırlaştırılarak toplumu büyük acılara sevk ediyor . Kardeşliği tahrip ediyor, kamplaşmalara yol açıyor. Ülkede soyal ve ekeonik olarak büyük yaralar açıyor.
Her darbenin arkasında mutlaka yabancı parmağı bulunuyor .
Çoğu kez darbeyi yapanlarda kim için yaptığını biilmiyor.. Kullanıldıklarını ve meselerin çözümünün darbeler olmadığını çok sonra anlıyorlar. Fakat iş işten geçiyor. Sıkıntıları bütün millet çekiyor.
Darbeler, toplum huzuruna, kardeşliğe atılmış bir bomba görevi yapıyor.
Kimi insanları derhal yok ediyor. Kimine şöyle ya da böyle zararı oluyor, ömür boyu hatta nesiller boyu acı çektiriyor. Kimilerine de parça tesiri yaparak, mutlaka hatırasında olumsuz yansılamalar bırakıyor.
Darbeler milletin enerjiisnin olumsuz kanallarda harcanmasına , boşa heba edilmesine sebeb oluyor.
Selanik’den gelerek Başkenti, İstanbul’u işgal eden harekat Ordusu’un gerçekleştirdiği darbe kardeşliği, ülkede huzuru sağlamayıp aksine memleketin geri gitmesine, ülkenin bölünerek kısa zamanda Balkanların elden çıkmasına sebeb oldu.
Bir NATO eylem planı olarak ortaya konan genç subayların ayartılarak gecebaskını şeklinde yapılan 1960 darbesi, her ne kadar “atatürkçülük” öne çıkarılarak siyasl iktidara karşı yapıldı gibi gösterilse de aslında Mustafa Kemal’in anayasası rafa kaldırılarak Osmanlı doğumlu, Kurtuluş mücadelesi içinde olmuş ya da o mücadeleyi birebir yaşayanlardan etkilenmiş olan tüm askerlerin imhası ve tasfiyesini sağlamıştır.
Ülkemizin durumu o zaman İtalya ve japonya seviyesinde iken darbe sayesinde gerileyip, kurtuluşuna sebeb olduğumuz Kore’den de geri duruma düşürmüştür.
71 Müdahalesi 1980 darebesi, 28 Şubat cinneti ülkeyi gerek soyal gerekse siyasal gerek ekonomik olarak geri götürmüştür. Sıkıntıları milletin tüm kesimleri birlikte yaşamıştır.
Bu gün gerek 60 darbesine alkış tutup siyasi cinayetleri onaylayanlar gerekse 28 Şubat’ı destekleyenlerin pişmanlıklarını hep beraber seyrediyoruz.
Keşke bunların hiç biri olmasa ve ülke; kendi dinamikleri ile meselelrini tabii kuralları içinde halletse.
Allah, bize ne 1960 darbelerini, 28 Şubatları ne de 15 temmuzları yaşatmasın.Kardeşliğimizi, huzurumuzu bozmasın.
Bize de darebelerin acılarını yazmayı nasip etmesin.”


https://www.facebook.com/necati.cavdar/posts/pfbid0VbkfYbLm9c6YtA1KNdSfnafDyGKjSijXP6FVsQVh7jYCgmqSgeRRUkVTA4NDaW1ml
DARBELER ; Kardeşliğe atılan bombadır
28 Şubat’ın 20 yıl dönümü münasebetiyle İDARECİ VE BÜROKRATLAR BİRLİĞİ'inin tertiplediği toplantıda konuşan "28 ŞUBAT TÜRKÜSÜ" yazarı Necati Çavdar,
“Darbeler; kardeşliğe, toplum huzuruna atılan bomlalardır”dedi.
İDARECİ VE BÜROKRATLAR BİRLİĞİ Başkanı Yücel Can’ın kardeşlik projesi ile bir çek faliyetler yürüttüklerini belirterek bu toplantının da o çerçevede yapıldığını belirten açış konuşmasıyla başlayan toplantıda;
“28 Şubat Türküsü’nde yer alan bazı şiirler paylaşıldı.
28 Şubat Türküsü’nün yazılışının ve yer verilen şiirlerin hikayesini anlatan Çavdar;
“Tarihi yapanlar olduğu gibi tarihi kayda alanlarda vardır.
Bize de tarihi kayda almak düştü .
28 şubatta yaşanılanları kaydettik. Ortaya “28 Şubat Türküsü” çıktı.
28 Şubat Türküsü’nde hem zarar verenler hemde zarar gören tüm akatörleri görmek mümkün ..
Bu gün Cumhurbaşkanı olan Recep Tayip Erdoğan’ın o gün söz de önü kesilmiş, “Muhtar bile olamaz” manşetleri atılmıştı.
Biz de hapse girdiğinde “Pişde gel” isimli şiirde “Git, sultanlık beratını alda gel” diye yazmışız.
Zira toplum darbe sırasında sabır gösterip, kırıp dökmeden işlerin yoluna girmesini bekliyor. Fakat zulmedenleri de asla bağışlamıyor. Mazlumları unutmuyor. Bu gün gönüllerdeki Menderes’in yeri nerde o gün idam karaı veren katillerin yeri nerde?. O günün güçlü ve anlı şanlı Zalimlerin adı bile bilinmiyor. Silindiler gitti. 28 Şubat’ta zulmedenler neredeler? Buna karşı o günün zalimleri yada şakşakçıleri Erbakan’ı anma toplantılarında en ön sıradalar. Aslında darbeyi yapanlara da bir hayrı dokunmuyor. Zaman dilimi içinde darbe yapanların kötü anılmasına sebeb oluyor.” diye konuştu.
28 Şubat ve darbeleri konu ederek topluma etkisini değerlendiren Çavdar, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“ Gerekçelerinin sonradan uydurma, algı oparasyonları olduğu ortaya çıkan Darbelerin; ülkeye,topluma faydası yok. Ülkeyi toptan etkileyen olumsuzluklara sebeb oluyor. Darbelerin etkileri sadece yaşanılan dönemle sınırlı kalmıyor.
Mesela yüzyıl önce yapılan 31 Mart vakası diye bilinen darbe.. Bu darbeyi yapanlar ve muhatapları bu gün hatatta değil. Ancak darbenin etkisi hala toplumu sarsmaya devam ediyor.
Esas olan her şeyin kendi kuralları içinde cerayan etmesi. Var olan meselelrin kendi akışı içinde halledilmesi. Darbelerde proplemler; kestirmeden , hemen halledilecek umuduyla yapılması ön görülüyor. Faklat meseleler daha da ağırlaştırılarak toplumu büyük acılara sevk ediyor . Kardeşliği tahrip ediyor, kamplaşmalara yol açıyor. Ülkede soyal ve ekeonik olarak büyük yaralar açıyor.
Her darbenin arkasında mutlaka yabancı parmağı bulunuyor .
Çoğu kez darbeyi yapanlarda kim için yaptığını biilmiyor.. Kullanıldıklarını ve meselerin çözümünün darbeler olmadığını çok sonra anlıyorlar. Fakat iş işten geçiyor. Sıkıntıları bütün millet çekiyor.
Darbeler, toplum huzuruna, kardeşliğe atılmış bir bomba görevi yapıyor.
Kimi insanları derhal yok ediyor. Kimine şöyle ya da böyle zararı oluyor, ömür boyu hatta nesiller boyu acı çektiriyor. Kimilerine de parça tesiri yaparak, mutlaka hatırasında olumsuz yansılamalar bırakıyor.
Darbeler milletin enerjiisnin olumsuz kanallarda harcanmasına , boşa heba edilmesine sebeb oluyor.
Selanik’den gelerek Başkenti, İstanbul’u işgal eden harekat Ordusu’un gerçekleştirdiği darbe kardeşliği, ülkede huzuru sağlamayıp aksine memleketin geri gitmesine, ülkenin bölünerek kısa zamanda Balkanların elden çıkmasına sebeb oldu.
Bir NATO eylem planı olarak ortaya konan genç subayların ayartılarak gecebaskını şeklinde yapılan 1960 darbesi, her ne kadar “atatürkçülük” öne çıkarılarak siyasl iktidara karşı yapıldı gibi gösterilse de aslında Mustafa Kemal’in anayasası rafa kaldırılarak Osmanlı doğumlu, Kurtuluş mücadelesi içinde olmuş ya da o mücadeleyi birebir yaşayanlardan etkilenmiş olan tüm askerlerin imhası ve tasfiyesini sağlamıştır.
Ülkemizin durumu o zaman İtalya ve japonya seviyesinde iken darbe sayesinde gerileyip, kurtuluşuna sebeb olduğumuz Kore’den de geri duruma düşürmüştür.
71 Müdahalesi 1980 darebesi, 28 Şubat cinneti ülkeyi gerek soyal gerekse siyasal gerek ekonomik olarak geri götürmüştür. Sıkıntıları milletin tüm kesimleri birlikte yaşamıştır.
Bu gün gerek 60 darbesine alkış tutup siyasi cinayetleri onaylayanlar gerekse 28 Şubat’ı destekleyenlerin pişmanlıklarını hep beraber seyrediyoruz.
Keşke bunların hiç biri olmasa ve ülke; kendi dinamikleri ile meselelrini tabii kuralları içinde halletse.
Allah, bize ne 1960 darbelerini, 28 Şubatları ne de 15 temmuzları yaşatmasın.Kardeşliğimizi, huzurumuzu bozmasın.
Bize de darebelerin acılarını yazmayı nasip etmesin.”

https://www.facebook.com/necati.cavdar/posts/pfbid0A7yWRzcFAaGNq4ikBAFm1aJiTiBMyMdhuj4uYypUrcoCN5yLfkcyqL2p8hMv5kGHl

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İlber Ortaylı ... "Allah'ın İşine bak.. Müslümanlığı öğrenmek için geldi, Misafir olduğu aileyi Müslüman etti "

  Bu gün ajanslar  İlber Ortaylı hocanın vefat ettiğini  bildiriyorlar. Daha önce yazmıştım. Ancak nerede olduğunu unuttum Bu vesile ile bir...