Necati Çavdar, HATIRALAR /HİKAYELER #HatıralarHikayeler albümüne fotoğraflar ekledi
Bir zamanlar ve günümüz
Foto Lale
Terzi Maksut
1970lerden günümüze
Yaşayan efsaneler..
Ankara Ulus Anafartalar KÖKLÜ HAN da
Angara da ilk resim çektirdiğimiz Fotoğrafçı "Foto Lale"
İlk pantolon diktirdiğim Terzi, Maksut..
Dün Angarya ya gitmiştim.
Anafartalar da yürürken
1971 de Angara'ya gelince yaşadığımız
İlklerimizin tabelaları dikkatimi çekti
Tabelalar yine aynı yerde duruyordu
Ya kendileri..
Foto Lale'de , 1 Foto Lale2nin şimdiki temsilcisi Jale hanım ile fotoğraflar. fotoğrafçılık üzerinde geçmiş ve günümüze gittik
Mesut ağabeyle ve resmimizi çeken Kazanlı Ali ile
Rahmetli baba, dayı ve yeğen Ganiler.
Dikmen..
Pantolonumuzu dikilmeleri..
vs eski hatıraları yad ettik
...
Mesut ağabeyi Angarya gelince tanıdım.
Ancak babası
Orduoglu'ndan Givigin Gani denilen bir ihtiyardı.
Eşeğine yüklediği çakmak taşları ile gelir
Köyün dövenlerine taş doserdi/çakardı
Çok kere de bizim oda da yattığı için
Bize ise yaralamayan döven taşlarından verirdi.
Özellikle ay olmayan yaz gecelerinde
Bu döven taşlarını bir birine çaktığımızda güzel ışık saçar
Ve hoş koku çıkarırdı.
..
Meğer Givigin Gani, bizim arkadaşımız
Ganinin ebesinin gardasi imiş
Yani zirilin kayni.
..
Bizimkiler ben doğmadan Köyde cami yanındaki yerden Bekir kağın tarlaya göçmüşler..
Bizim ev, köyden bir hayli uzak idi.
O sıra minare de olmadığından Ezan, bizim eve duyulmazdı.
Ramazan da Gani, şimdi kazım kağın oturduğu yerdeki harmanlarına çıkar "Ezan okunuyor" diye bağır. Bizimkiler başta tümü rahmetli olan ev halkı ebem, dedem oruçlarını GANİ'ye göre açarlardı.
Ebem de karşılık olarak Gani'ye o dönemin en geçerli ve pratik ödeme aracı yumurta vererek ödüllendirirdi.
Maksu ağbi ile okulda küme arkadaşım Gani'yi anarken bu olayı anlatıp
"belki Gani, bu iyiliği için ebediyen kurtulmuştur" dedim.
...
Rahmetli Gani, çok iyi keklik yuvası ve yumurtası bulurdu.
Özellikle Hoşoğun tarlada yürürken bide "anam ha "der, keklik yumurtalarını çantaya doldururken biler bakar kalırdık..
..
Rahmetli Gani, çok muzip bi arkadaş idi.
Bir gün .. Akşam, küme çalışması için bi arkadaşın evde toplanacağız.
Bizden önce evin kızı ile nişanlı olan delikanlı erken gelmiş..
ev halkından uzak olmak içinde bizim çalışacağımız odaya girmiş.
Arkadaşlar gelmeye başlayınca kaçacak yer yok.
kapının arkasına saklanmış.
başladık çalışmaya ancak..
Nişanlı görmek için gelipde saklanan delikanlının ayakları kapı altından görülüyor..
Ganı bu hali kaçırır mı?
Şimdi rahmetli olan arkadaşa ikide bir "... Kapının altında görülen o da ne..?
Git bi baksana " demeye..
ev sahibi arkadaş kıp kırmızı.. Susuyor.
Bizler gülmemek için kendimiz zor tutuyoruz.
Fakat kapının arkasındakinin hali nicedir bilmiyoruz.
garibim , ev halkı görecek diye de çıkıp gidemiyor
Bizler dağılana kadar orada öylece kaldı.
..
Biz ortaokula başladıktan sonra Gani, Angara'ya akrabası Maksut ağbiye terzi çırağı olarak geldi.
Ortaokul Hüseyinağbad da bitirip Askeri Liseye Angora'ya gelince Rahmetli babam güzel bir pantolonluk kumaş almış.
O önem giy git şeklinde tekstil yayın hale gelimemişti.
En iyi elbiseyi terziler dikerdi.
Bizde bitiğimiz yere, Ganiye gittik.
Maksut ağbi ile tanıştık.
Ölçümüzü aldı.
Kumaşı bi yere koydu.
"Kardeşim yaparız" dedi. O zamanın parası ile çok iyi para istedi.
Gani, boynunu büktü ancak bi şeyde diyemedi.
Usta ve patron Maksut ağbi.
O dönem çırak, kalfa vs ustanın yanında sesi çıkması mümkün mü?
Meğer Angara!nın en kalantor, ünlü terzilerinden birine gitmişiz.
Angora'nın kalbinin attığı Ulus, Anafartalar'da giyimine düşkün iş sahipleri, özenle giyinen bürokratların çalıştığı belediye yakını bi yerde herkesin kolay kolay iş yeri açması
ve dikiş tutturması zor.
Maksut ağbi gelmiş ve iğnesi ile bunu başarmış..
...
İşleri çok. Arı gibi çalışıyorlar.
Her gittiğimde mutlaka bir elbise dikmekle , prova almakla meşguller.
Boş zamanları yok.
bu sepele belki altı ay izin çıkışları gidip baktım.
Bizim pantolondan haber yok.
Maksut ağbi tüm nezaketi ile "Bak görüyorsun iş çok.. Yakında.. Kardeşim "diyor.
Ancak yakın bitmiyor.
Sonunda biiti.
Giydik.
Gerçekten görenlerin imrendiği bir kıyak pantolon oldu
..
Ben
Ebem Nuriye ve dayım bekirin Orduoğlu'nda konak denen evlerini aldığı, Angara, dikmene göçen da duran kağın - oğlu Şeref ağbinin büyük kızı dolayısı ile - dünürü olan ... Sungurlu Turgutlu'dan Kadıoğlu lakaplı ailenin damadı oldum
Yıllar sonra
Maksut ağbinin o dönem polis olan oğlu Semih de kendi köylerinden
Şeref ağbinin diğer kızı ile evlenince
Dikmende çeşitli vesilelerle daha yakın dan görüşmeye başladık.
Cümle geçmişlerimize rahmet olsun..
////////////////////////
Foto Lalede
Patron yaşar bey rahmetli olmuş.
Kızı Jale hanım işletiliyor.
Siyah beyaz dan renkliye fotoğraf muhabbeti yaptık.
"Türkiye de renkli baskı makinası yasak olduğu için kimi renkli çekimlerimiz Kıbrıs'a gönderir. Orada bastırırdık "deyince
Jale hanım; "Bize 1985 de renkli baskı makinası geldi" dedi.
Bir zamanlar, fotoğrafçılar çektikleri resmin ön tarafına dükakn ismini
arka tarafa da numara basarlardı.
Bunun sebebini Jale hanım; " Negatif pahalı olduğundan.. Negatif harcamamak için çekilen negatif arşive konur. Müşteri eski resmi getirince resmin arkasına bastığımız numaradan negatifi bulur, yeniden resim basardık" diye açıklıyor.
)))))))))))))))))))))))))))))







Hiç yorum yok:
Yorum Gönder