6 Ocak 2025 Pazartesi

Şeyh Ahmet Eş Şerif Es Sünusi (… - 10 Mart 1933 ) ve Trablusgarb

 








Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
TARİHTE BUGÜN
5 yıl önce
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Facebook
Şeyh Ahmet Eş Şerif Es Sünusi (… - 10 Mart 1933 )
Trablusgarp’taki İtalyan işgaline karşı tavır alınmış ve çeşitli yardım cemiyetleri oluşturulmuştu.
Bunların başında da
Sünusiler. Kuzey Afrika’yı işgal eden emperyalist Fransızlara, İngilizlere karşı destansı bir mücadele verdi.
Sünusiler, 1911’de İtalya’nın Trablusgarp’ı (Libya’yı) işgal etmesi üzerine, oradaki Osmanlı ordusunda İtalyanlara karşı savaşırlar. Osmanlıya kopmaz bir bağla bağlıydılar.
Libya direnişini örgütlemek için bölgeye gelen Enver Paşa, Mustafa Kemal, Kuşçubası Eşref , Yakup Cemil, Ali Fethi (Okyar) gibi bazı gönüllüler, Libya’da olduğu günlerde, daha sonra milli bir kahraman olacak olan Libyalı Ömer Muhtar’lar ve daha sonra Anadolu’ya gelip Kurtuluş Savaşı’na katılacak olan Libyalı Şeyh Ahmet Sünusi’ylerle tanışıp dost olarak gerilla eğitimi verdiler. Askeri anlamda yetişmeleri için onları eğitip teşkilatlandırdılar.
Onlar, batı eğilimli ve onları desteği ile “ müstebit sultandan “kurtarıp “Osmanlı'ya özgürlük “ getirmek isteyen bir örgütün üyeleriydi. Fakat, adeta başkenti işgal ederek Sultandan “Abdulhamid’den” kurtulmuşlardı ancak bunda destek verenler ve destek umdukları devletler, teşkilatlar Osmanlıyı işgale başlamışlardı..
Bunlardan İtaya da “Osmanlı vilayeti olan toprakları (LİBYA)işgal ediyorlardı”… İş başa düşmüş, devlet direkt müdahale gücü gösteremeyince Osmanlıyı yani İslam – Türk- Ordusunu bu uzak coğrafyada temsil etmeye onlar gönüllü olmuşlar ve değişik isimlerle Libyada ki Osmanlı karragahına ulaşmışlardı. Mustafa Kemal’e “Tanin Gazetesi muhabiri Mustafa Şerif Bey” diye isim takmışlardı.
İngilizlerce de kimlikleri bilinen bu genç Osmanlı subaylarının İngiliz işgalindeki Mısır üzerinden Trablus’a (Libya’ya ) geçmesinde İngiliz idaresinin; bölgeye girmeye çalışan "başka sömürgeci devletlere destek olmam" politikasının da etkisi olduğu düşünülebilir.
İtalyanlara karşı büyük mücadele veren Şeyh Sünusi savaş esnasındaki yazışmalarında “el-Hükumetü's-Senusiyeti'l-Celile” imzasını kullanarak Senusi Devletini ilan etmiş de oldu.
Osmanlı’nın yenilmesi ve bölgeden çekilmesi sonrası Şeyh Ahmet Sunusi bu kez Birinci Dünya Savaşında İngilizlere karşı savaştı.
Bu arada Osmanlı hükümeti 1915’de Onu Trablusgarp Valisi ilan etti.
Birinci Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru Padişah Sultan Reşat onu İstanbul’a davet etti. 1918’de İstanbul’a geldi. Karşılayanlar arasında Enver Paşa’da vardı. Padişahla birlikte İslam coğrafyasını dolaşarak direniş çağrısında bulunmak gibi bir düşünceleri vardı. Padişahın ölümüyle bu düşünce akim kaldı. Şeyh Senusi Osmanlı nezdinde saygıdeğer bir mevkiye sahipti. Yeni padişah Vahdettin’e kılıç kuşandırdı ve dua etti.
Milli Mücadelenin yanında yer aldı. Anadolu coğrafyasını dolaşarak insanları Milli Mücadelenin yanında yer almaya çağırdı. Mehmet Akif gibi vaazlarıyla cihat ateşini harladı.
Belli bir süre İstanbul’da kalıyor.. Eylül 1921’de Bitlis ve Van bölgesine gider. Diyar-ı bekir’e gider.. Gittiği her yerde ülkenin birliği bütünlüğü için Milli Mücadeleyi destekler. İngilizler, şeyhin hareketlerinden rahatsız olurlar.
Şeyh Ahmet Sünusi Rüyası
Şeyh Sunusi, rüyalarında ve bütün davranışlarında son derece samimidir. Millî mücadelenin zaferle biteceğini rüyasında görür ve bu müjdeyi M. Kemal’e verir. İnönü’de zafer kazanıldığında Diyarbakır’da Ankara Hükümeti lehine vaazlarıyla faaliyette olan Şeyh Sunusi, M. Kemal’e bir telgraf çekerek “Biz bir tek kişi gibiyiz. Düşmanın mağlup olup hezimete uğradığını evvelce rüyamda görmüş, bunun müjdesini zat-ı devletlerine arz etmiştim. Cenâb-ı Hakk’a hamd ve şükür olsun ki bu rüya aynen gerçekleşti. Sevincimden secde-i şükrana kapandım...” der.
1922 yılının sonlarında Şam’a gider. Burada da Fransızların tepkisini çeker.
İstiklal harbi sonrası Mustafa Kemal ‘in onun halife olmasını istediği Ahmet Es Senusi’nin halifeliğin Osmanlıda kalarak - Abdulmecit Efendi'de kalmasını söyleyerek - teklifi reddiği söylenir.
Hilafetin kaldırılmasından sonra da kısa bir süre Mersin’de ikamet eder ve Türkiye’den ayrılır.( 17 Mart 1923de Mustafa Kemal, Mersin'den Tarsus'a geçtiğinde Yenice İstasyonu'nda karşılayanlar arasında Şeyh Ahmed Sünusi de vardır. )
Şam’a gider .. Fransızlar; huzur vermezler şeyhe. Şam’dan sonra Hicaz-ı Şerif’e hicret eder. 10 Mart 1933 da Hak’kın rahmetine kavuşur
................
Resim de ...
Mustafa Kemal Paşa, Mersin'den Tarsus'a geçtiğinde, Yenice İstasyonu'nda. (17.03.1923)
Fotoğraf açıklaması yok.
Şeyh Ahmet Eş Şerif Es Sünusi (… - 10 Mart 1933 )
Fransa Tunus ve Cezayir'i, İspanya 1860 yılında Fas'ı ve İngiltere de 1882 yılında Mısır'ı işgal eder.
19. Asır sonlarında İtalya da stratejik öneme sahip olan Trablusgarp üzerinde faaliyetlere başlar..
Bu çerçeve de Trablusgarp ve Bingazi'de bankalar açarak, ticari faaliyetlere ve bu coğrafya üzerinde siyasi ve iktisadi ağırlık için girişimlerine hız verir..
Bu arada iki Türk hakanlığında kargaşalar dönemi başlatılmıştır.. Biri doğuda İran’da hüküm süren Kacar Hanlığı diğeri ise batıda ki Osmanlı Sultanlığı ..
Batı baskı ve içerdeki yardımcılarıyla güya devleti kurtarma adına İran’da 1906 da Osmanlı devletinde de 1908'de II. Meşrutiyet'in ilan edilir/ettirilir.. ve akabinde her iki devlet de de büyük sıkıntılar başlayarak her iki devletin imha/terbiye kıskacı başlar.
II. Abdülhamid'in iktidardan uzaklaştırılmasıyla devlet, hızla dağılma sürecine girer ..
1908'de Avusturya Bosna- Hersek'i ilhak … Bulgaristan bağımsızlığını ilan eder. Ve Yunanistan ilhak için Girit üzerindeki faaliyetlerini yoğunlaştırırken İtalya, bu kargaşadan istifade ile Trablusgarp üzerindeki faaliyetlerini ağırlık vererek işgal için fırsat gözetlemeye başlar. Osmanlı devletine 28 Eylül 1911'de 24 saatlik bir nota vererek, Osmanlı devletinin Trablusgarp ve Bingazi'yi atıl bıraktığı ve buradaki İtalyan memurlarına iyi davranılmadığını öne sürerek, cevap ister.
Fakat notanın cevabını almadan Trablusgarp'ı işgale başlar.
İşgal karşısında iktisadi, askeri ve uluslararası dengeler itibarıyla çaresiz bir konumda ki Osmanlı devleti İtalya’ya savaş açarak Trablusgarp'a doğrudan müdahale edemese de Bingazi ve Trablusgarp'daki Osmanlı askeri birimleri halkı teşkilatlandırıp, silah dağıtarak ve yardımlarla işgale direnişe başlar.
Harbiye nazırı yazılı emirle Erkan-ı Harbiye Binbaşısı Enver Beyi, bütün Bingazi mıntıkası kumandanlığı görevi vererek halka moral vermek için İstanbul’dan gönüllü genç subayları gönderir.
Trablusgarp’taki İtalyan işgaline karşı yerli halk da tavır almış ve çeşitli yardım cemiyetleri oluşturulmuştu.
Bunların başında da
Sünusiler. Kuzey Afrika’yı işgal eden emperyalist Fransızlara, İngilizlere karşı destansı bir mücadele verdi.
Sünusiler, 1911’de İtalya’nın Trablusgarp’ı (Libya’yı) işgal etmesi üzerine, oradaki Osmanlı ordusunda İtalyanlara karşı savaşırlar. Osmanlıya kopmaz bir bağla bağlıydılar.
Libya direnişini örgütlemek için bölgeye gelen Enver Paşa, Mustafa Kemal, Kuşçubası Eşref , Yakup Cemil, Ali Fethi (Okyar) gibi bazı gönüllüler, Libya’da olduğu günlerde, daha sonra milli bir kahraman olacak olan Libyalı Ömer Muhtar’lar ve daha sonra Anadolu’ya gelip Kurtuluş Savaşı’na katılacak olan Libyalı Şeyh Ahmet Sünusi’ylerle tanışıp dost olarak gerilla eğitimi verdiler. Askeri anlamda yetişmeleri için onları eğitip teşkilatlandırdılar.
Onlar, batı eğilimli ve onları desteği ile “ müstebit sultandan “kurtarıp “Osmanlı'ya özgürlük “ getirmek isteyen bir örgütün üyeleriydi. Fakat, adeta başkenti işgal ederek Sultandan “Abdulhamid’den” kurtulmuşlardı ancak bunda destek verenler ve destek umdukları devletler, teşkilatlar Osmanlıyı işgale başlamışlardı..
Bunlardan İtaya da “Osmanlı vilayeti olan toprakları (LİBYA)işgal ediyorlardı”… İş başa düşmüş, devlet direkt müdahale gücü gösteremeyince Osmanlıyı yani İslam – Türk- Ordusunu bu uzak coğrafyada temsil etmeye onlar gönüllü olmuşlar ve değişik isimlerle Libyada ki Osmanlı karragahına ulaşmışlardı. Mustafa Kemal’e “Tanin Gazetesi muhabiri Mustafa Şerif Bey” diye isim takmışlardı.
İngilizlerce de kimlikleri bilinen bu genç Osmanlı subaylarının İngiliz işgalindeki Mısır üzerinden Trablus’a (Libya’ya ) geçmesinde İngiliz idaresinin; bölgeye girmeye çalışan "başka sömürgeci devletlere destek olmam" politikasının da etkisi olduğu düşünülebilir.
İtalyanlara karşı büyük mücadele veren Şeyh Sünusi savaş esnasındaki yazışmalarında “el-Hükumetü's-Senusiyeti'l-Celile” imzasını kullanarak Senusi Devletini ilan etmiş de oldu.
Bu sırada Daha dün istiklalini kazanan Bulgarlar, Yunan ve Sırplar birleşerek Osmanlıya saldırıp Balkan savaşını başlatırlar. Balkanların karışmaya başlaması üzerine Traplus ve bingaziye (LİBYA) giden subaylar yakın tehdit için geri dönerler ve zorda kalan Osmanlı devleti İtalya ile barış anlaşması yapmak zorunda kalarak 18 Ekim 1912 yılında imzalanan Uşi Antlaşması ile Osmanlı devleti; Trablusgarp’a muhtariyet verir.Böylece Libya , İtalya’nın kontrolüne girer..
Osmanlı’nın yenilmesi ve bölgeden çekilmesi sonrası Şeyh Ahmet Sunusi bu kez Birinci Dünya Savaşında İngilizlere karşı savaştı.
Bu arada Osmanlı hükümeti 1915’de Onu Trablusgarp Valisi ilan etti.
Birinci Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru Padişah Sultan Reşat onu İstanbul’a davet etti. 1918’de İstanbul’a geldi. Karşılayanlar arasında Enver Paşa’da vardı. Padişahla birlikte İslam coğrafyasını dolaşarak direniş çağrısında bulunmak gibi bir düşünceleri vardı. Padişahın ölümüyle bu düşünce akim kaldı. Şeyh Senusi Osmanlı nezdinde saygıdeğer bir mevkiye sahipti. Yeni padişah Vahdettin’e kılıç kuşandırdı ve dua etti.
Milli Mücadelenin yanında yer aldı. Anadolu coğrafyasını dolaşarak insanları Milli Mücadelenin yanında yer almaya çağırdı. Mehmet Akif gibi vaazlarıyla cihat ateşini harladı.
Belli bir süre İstanbul’da kalıyor.. Eylül 1921’de Bitlis ve Van bölgesine gider. Diyar-ı bekir’e gider.. Gittiği her yerde ülkenin birliği bütünlüğü için Milli Mücadeleyi destekler. İngilizler, şeyhin hareketlerinden rahatsız olurlar.
Şeyh Ahmet Sünusi Rüyası
Şeyh Sunusi, rüyalarında ve bütün davranışlarında son derece samimidir. Millî mücadelenin zaferle biteceğini rüyasında görür ve bu müjdeyi M. Kemal’e verir. İnönü’de zafer kazanıldığında Diyarbakır’da Ankara Hükümeti lehine vaazlarıyla faaliyette olan Şeyh Sunusi, M. Kemal’e bir telgraf çekerek “Biz bir tek kişi gibiyiz. Düşmanın mağlup olup hezimete uğradığını evvelce rüyamda görmüş, bunun müjdesini zat-ı devletlerine arz etmiştim. Cenâb-ı Hakk’a hamd ve şükür olsun ki bu rüya aynen gerçekleşti. Sevincimden secde-i şükrana kapandım...” der.
1922 yılının sonlarında Şam’a gider. Burada da Fransızların tepkisini çeker.
İstiklal harbi sonrası Mustafa Kemal ‘in onun halife olmasını istediği Ahmet Es Senusi’nin halifeliğin Osmanlıda kalarak - Abdulmecit Efendi'de kalmasını söyleyerek - teklifi reddiği söylenir.
Hilafetin kaldırılmasından sonra da kısa bir süre Mersin’de ikamet eder ve Türkiye’den ayrılır.( 17 Mart 1923de Mustafa Kemal, Mersin'den Tarsus'a geçtiğinde Yenice İstasyonu'nda karşılayanlar arasında Şeyh Ahmed Sünusi de vardır. )
Şam’a gider .. Fransızlar; huzur vermezler şeyhe. Şam’dan sonra Hicaz-ı Şerif’e hicret eder. 10 Mart 1933 da Hak’kın rahmetine kavuşur..
................
Resim de ...
Mustafa Kemal Paşa, Mersin'den Tarsus'a geçtiğinde, Yenice İstasyonu'nda. (17.03.1923)





https://www.facebook.com/memories/?source=promotion_feed_story&story_id=10153881977532700&qp_h=AZIem60Vhxhv-torCvw

Şeyh Ahmet Eş Şerif Es Sünusi (… - 10 Mart 1933 )
Fransa Tunus ve Cezayir'i, İspanya 1860 yılında Fas'ı ve İngiltere de 1882 yılında Mısır'ı işgal eder.
19. Asır sonlarında İtalya da stratejik öneme sahip olan Trablusgarp üzerinde faaliyetlere başlar..
Bu çerçeve de Trablusgarp ve Bingazi'de bankalar açarak, ticari faaliyetlere ve bu coğrafya üzerinde siyasi ve iktisadi ağırlık için girişimlerine hız verir..
Bu arada iki Türk hakanlığında kargaşalar dönemi başlatılmıştır.. Biri doğuda İran’da hüküm süren Kacar Hanlığı diğeri ise batıda ki Osmanlı Sultanlığı ..
Batı baskı ve içerdeki yardımcılarıyla güya devleti kurtarma adına İran’da 1906 da Osmanlı devletinde de 1908'de II. Meşrutiyet'in ilan edilir/ettirilir.. ve akabinde her iki devlet de de büyük sıkıntılar başlayarak her iki devletin imha/terbiye kıskacı başlar.
II. Abdülhamid'in iktidardan uzaklaştırılmasıyla devlet, hızla dağılma sürecine girer ..
1908'de Avusturya Bosna- Hersek'i ilhak … Bulgaristan bağımsızlığını ilan eder. Ve Yunanistan ilhak için Girit üzerindeki faaliyetlerini yoğunlaştırırken İtalya, bu kargaşadan istifade ile Trablusgarp üzerindeki faaliyetlerini ağırlık vererek işgal için fırsat gözetlemeye başlar. Osmanlı devletine 28 Eylül 1911'de 24 saatlik bir nota vererek, Osmanlı devletinin Trablusgarp ve Bingazi'yi atıl bıraktığı ve buradaki İtalyan memurlarına iyi davranılmadığını öne sürerek, cevap ister.
Fakat notanın cevabını almadan Trablusgarp'ı işgale başlar.
İşgal karşısında iktisadi, askeri ve uluslararası dengeler itibarıyla çaresiz bir konumda ki Osmanlı devleti İtalya’ya savaş açarak Trablusgarp'a doğrudan müdahale edemese de Bingazi ve Trablusgarp'daki Osmanlı askeri birimleri halkı teşkilatlandırıp, silah dağıtarak ve yardımlarla işgale direnişe başlar.
Harbiye nazırı yazılı emirle Erkan-ı Harbiye Binbaşısı Enver Beyi, bütün Bingazi mıntıkası kumandanlığı görevi vererek halka moral vermek için İstanbul’dan gönüllü genç subayları gönderir.
Trablusgarp’taki İtalyan işgaline karşı yerli halk da tavır almış ve çeşitli yardım cemiyetleri oluşturulmuştu.
Bunların başında da
Sünusiler. Kuzey Afrika’yı işgal eden emperyalist Fransızlara, İngilizlere karşı destansı bir mücadele verdi.
Sünusiler, 1911’de İtalya’nın Trablusgarp’ı (Libya’yı) işgal etmesi üzerine, oradaki Osmanlı ordusunda İtalyanlara karşı savaşırlar. Osmanlıya kopmaz bir bağla bağlıydılar.
Libya direnişini örgütlemek için bölgeye gelen Enver Paşa, Mustafa Kemal, Kuşçubası Eşref , Yakup Cemil, Ali Fethi (Okyar) gibi bazı gönüllüler, Libya’da olduğu günlerde, daha sonra milli bir kahraman olacak olan Libyalı Ömer Muhtar’lar ve daha sonra Anadolu’ya gelip Kurtuluş Savaşı’na katılacak olan Libyalı Şeyh Ahmet Sünusi’ylerle tanışıp dost olarak gerilla eğitimi verdiler. Askeri anlamda yetişmeleri için onları eğitip teşkilatlandırdılar.
Onlar, batı eğilimli ve onları desteği ile “ müstebit sultandan “kurtarıp “Osmanlı'ya özgürlük “ getirmek isteyen bir örgütün üyeleriydi. Fakat, adeta başkenti işgal ederek Sultandan “Abdulhamid’den” kurtulmuşlardı ancak bunda destek verenler ve destek umdukları devletler, teşkilatlar Osmanlıyı işgale başlamışlardı..
Bunlardan İtaya da “Osmanlı vilayeti olan toprakları (LİBYA)işgal ediyorlardı”… İş başa düşmüş, devlet direkt müdahale gücü gösteremeyince Osmanlıyı yani İslam – Türk- Ordusunu bu uzak coğrafyada temsil etmeye onlar gönüllü olmuşlar ve değişik isimlerle Libyada ki Osmanlı karragahına ulaşmışlardı. Mustafa Kemal’e “Tanin Gazetesi muhabiri Mustafa Şerif Bey” diye isim takmışlardı.
İngilizlerce de kimlikleri bilinen bu genç Osmanlı subaylarının İngiliz işgalindeki Mısır üzerinden Trablus’a (Libya’ya ) geçmesinde İngiliz idaresinin; bölgeye girmeye çalışan "başka sömürgeci devletlere destek olmam" politikasının da etkisi olduğu düşünülebilir.
İtalyanlara karşı büyük mücadele veren Şeyh Sünusi savaş esnasındaki yazışmalarında “el-Hükumetü's-Senusiyeti'l-Celile” imzasını kullanarak Senusi Devletini ilan etmiş de oldu.
Bu sırada Daha dün istiklalini kazanan Bulgarlar, Yunan ve Sırplar birleşerek Osmanlıya saldırıp Balkan savaşını başlatırlar. Balkanların karışmaya başlaması üzerine Traplus ve bingaziye (LİBYA) giden subaylar yakın tehdit için geri dönerler ve zorda kalan Osmanlı devleti İtalya ile barış anlaşması yapmak zorunda kalarak 18 Ekim 1912 yılında imzalanan Uşi Antlaşması ile Osmanlı devleti; Trablusgarp’a muhtariyet verir.Böylece Libya , İtalya’nın kontrolüne girer..
Osmanlı’nın yenilmesi ve bölgeden çekilmesi sonrası Şeyh Ahmet Sunusi bu kez Birinci Dünya Savaşında İngilizlere karşı savaştı.
Bu arada Osmanlı hükümeti 1915’de Onu Trablusgarp Valisi ilan etti.
Birinci Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru Padişah Sultan Reşat onu İstanbul’a davet etti. 1918’de İstanbul’a geldi. Karşılayanlar arasında Enver Paşa’da vardı. Padişahla birlikte İslam coğrafyasını dolaşarak direniş çağrısında bulunmak gibi bir düşünceleri vardı. Padişahın ölümüyle bu düşünce akim kaldı. Şeyh Senusi Osmanlı nezdinde saygıdeğer bir mevkiye sahipti. Yeni padişah Vahdettin’e kılıç kuşandırdı ve dua etti.
Milli Mücadelenin yanında yer aldı. Anadolu coğrafyasını dolaşarak insanları Milli Mücadelenin yanında yer almaya çağırdı. Mehmet Akif gibi vaazlarıyla cihat ateşini harladı.
Belli bir süre İstanbul’da kalıyor.. Eylül 1921’de Bitlis ve Van bölgesine gider. Diyar-ı bekir’e gider.. Gittiği her yerde ülkenin birliği bütünlüğü için Milli Mücadeleyi destekler. İngilizler, şeyhin hareketlerinden rahatsız olurlar.
Şeyh Ahmet Sünusi Rüyası
Şeyh Sunusi, rüyalarında ve bütün davranışlarında son derece samimidir. Millî mücadelenin zaferle biteceğini rüyasında görür ve bu müjdeyi M. Kemal’e verir. İnönü’de zafer kazanıldığında Diyarbakır’da Ankara Hükümeti lehine vaazlarıyla faaliyette olan Şeyh Sunusi, M. Kemal’e bir telgraf çekerek “Biz bir tek kişi gibiyiz. Düşmanın mağlup olup hezimete uğradığını evvelce rüyamda görmüş, bunun müjdesini zat-ı devletlerine arz etmiştim. Cenâb-ı Hakk’a hamd ve şükür olsun ki bu rüya aynen gerçekleşti. Sevincimden secde-i şükrana kapandım...” der.
1922 yılının sonlarında Şam’a gider. Burada da Fransızların tepkisini çeker.
İstiklal harbi sonrası Mustafa Kemal ‘in onun halife olmasını istediği Ahmet Es Senusi’nin halifeliğin Osmanlıda kalarak - Abdulmecit Efendi'de kalmasını söyleyerek - teklifi reddiği söylenir.
Hilafetin kaldırılmasından sonra da kısa bir süre Mersin’de ikamet eder ve Türkiye’den ayrılır.( 17 Mart 1923de Mustafa Kemal, Mersin'den Tarsus'a geçtiğinde Yenice İstasyonu'nda karşılayanlar arasında Şeyh Ahmed Sünusi de vardır. )
Şam’a gider .. Fransızlar; huzur vermezler şeyhe. Şam’dan sonra Hicaz-ı Şerif’e hicret eder. 10 Mart 1933 da Hak’kın rahmetine kavuşur..
//////////////////////////////
-- Cumhuriyet Gazetesi Libyalı Şeyh İdris es-Sunûsî ile söyleşi yapmış (Dr. Hacıbayram Bulgurlu)
Şeyh Sunusi , İstiklal harbinde Anadolu'ya gelip mücadeleye destek olur..
... Mustafa Kemal Paşa, Mersin'den Tarsus'a geçtiğinde, Yenice İstasyonu'nda. (17.03.1923)
--- Mustafa Kemal Paşa, Şeyh Senusi tarafından hediye edilen Trablusgarp’ın (LİBYA)yerel kıyafeti ile.
1) Ali Haydar Paşa
2) Enver Paşa
3) Sultan Abdülmecid'in oğlu Ömer Faruk Efendi
4) Seyyid Ahmed Şerif Senusi
5) Cemal Paşa
... Enver beyin Bingazi mıntıkası kumandanlığı görevi verilmesi, belgesi(AA)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İlber Ortaylı ... "Allah'ın İşine bak.. Müslümanlığı öğrenmek için geldi, Misafir olduğu aileyi Müslüman etti "

  Bu gün ajanslar  İlber Ortaylı hocanın vefat ettiğini  bildiriyorlar. Daha önce yazmıştım. Ancak nerede olduğunu unuttum Bu vesile ile bir...