11 Eylül 2024 Çarşamba

KORKMA GÜLÜM!. ve yüksekova- hakkari van

 






https://www.facebook.com/necati.cavdar/posts/pfbid0qsyPJvvT8p39c3sqCfuR8kvP1MvpQsnKhobrtSNUfSE5GC3ZhGTzcuht8oCP3NNzl

Eski bir yazı fakat..
Konunun öenemine binaen yeniden dikkatlere sunuyorum..
Vatanımı, milletimi , coğrafyayı bin bir parçaya bölen emperyalistler çeşitli kılıflar içinde kol geziyor.
Mazlum ve mağdurların sığınağı, ümmetin ümidi alicenap bir millet topluluğunun yaşadığı Türkiye'nin hala büyük bir Cihan devleti olma potansiyelini yok edememiş olmanın öfkesiyle yeni yeni oyunlar oynayıp plan kuruyorlar .
2 milyon kilometre kareden kala kala bir avuç toprak üstünde bırakmak zorunda kaldıkları Türkler ile Kürtleri bir kez daha bölüp ayrıştırmanın fitilini ateşleyenler;
Her iki kesimi de milleti millet yapan değerlerden arındırarak seküler yapıda ırkçılık temelli ayrışmanın düşünü kuruyorlar.
İşgalcilerin oyuncağı olan Eşkiya, gemiyi azıya almış.
Cizre, iki arada bir derde ...
Memleket yangınlarda, yürekler buruk..
Millet burnundan soluyor.
Umar ve dileriz ki ;
Kinler..
Hırslar ve de hisler değil "akıl " galip gelir...
//////////////////////////
KORKMA GÜLÜM!..
Cumhurbaşkanı Gül, güzel bir hareketle ilk yurt içi gezisini güney doğudan başlattı.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün güneydoğu gezisi gelen haberlere bakılırsa çok iyi geçti.
Bundan rahatsız olanların işimidir, bilinmez.
Gezi, hani şu "Filan yerde bombalı araç var. Gelin bakın " cinsinden ihbar edilerek el konulmuş gibi bulunan ve -nereden nasıl bilmişlerse- hemen kime ve nereye karşı kullanıldığı açıklanan olay olmasa kamuoyunda daha bir güzel yankılanacaktı.
Yöre halkının sokaklara dökülüp Cumhurbaşkanını kucaklaması bir özleyişin aksi aslında.
Cumhurbaşkanı Gül'ün gezisi bize eski bir hatıramızın canlanmasında neden oldu.
Bölge birinci cihan savaşı sırasında Rusya'nın fiili, İngiliz'in manevi desteğindeki Ermeni çetelerinin işgalinden kendi direnişiyle kurtulmuştu.
Daha sonra Musul meselesi konuşulurken İngiltere, Hakkari'yi Van'ı isteyecek ve diyecektir ki"Siz bırakın Musul'u. Müterake'de Van ve Hakkari bölgesinde sizin orada düzenli ordunuz yoktu.Orayı da isteriz.."(Bakınız:BMM'de Gizli Musul görüşmelerinde İnönü'nün konuşması)
Halkın kendi direnmesi sayesinde kurtulan il ve ilçelerimizde her yıl kurtuluş günleri kutlanır.
1979'dada kutlanıyor.
Her mevsimde dağları ovaları bir başka güzel, bulutların bile doyumsuz hareketlerle dans ettiği, halkın "yüskekova" dediği şehrin belediye reisi o gün Mustafa Zeydan..
Hiç unutmam. Konuşmasında şöyle söylüyordu bölge halkının hissiyatına tercüman olarak.
"Ülkenin Cumhurbaşkanı, kurtuluş günümüzü bir telgrafla da olsa kutlamadı.Bundan üzüntü duyuyoruz"
Evet.. Dönemin Cumhurbaşkanı; Fahri Sabit Korutürk, Yüksekova'nın kurtuluş günü için bir telgraf bile çekmemişti. Belki bir protokol hatası, görevlilerin ihmali denebilir ama bölge halkı kendisini unutmuş hissediyordu, bu tavırdan.
O dönemde henüz ortada APOCİ'ler denelen gurup yok.Rızgari'sinden Ala Rızgari'sine, Kawa'dan DDK'ya kadar bir çok komünist örgüt faaliyette.
Halk yine iki arada bir derede.
Bir tarafta komünist, ırkçı ve bölücü örgütler diğer tarafta resmi ideolojiye bağlı millete uzak bir yönetim.
Bizzat içinde bulunarak yaşadığımız örneklerde olduğu gibi yinede en ufak kıpırdanmaları millet kendisi çözüyor.
Birlikten yana tavır koyuyordu.
O nedenle orada kominizmaya dayalı bölücülük tutmadı.
12 Eylülden sonra o örgütlerin çökertilmesiyle büyütülen ve hala resmi ağızlarda yerli yersiz her gün reklamları yapılan APOcular'da taban bulamamıştır.Ancak halkın çaresizliği, devletin politikasızlığı, bu ülkeden istekleri olanlan kimi dost görünümlü devletlerce desteklenmesi sayesinde ile hala varlığını sürdürüyor.
Hem de nasıl?
O dönemde yüksek ovada sadece bir jandarma taburu vardı.Şemdinli'de bunun kontrolünde.Daha sonra merkez Van olmak üzere Kıbrıs tan değiştirme birliği olarak bir komando taburu yerleştirildi.
Bu gün, tugaylar kuruldu.Tümen seviyesinde asker yerleştirildi.
Dün bir karakol varken bugün tabur , eski kuruluşla Alaylar seviyesinde guruplar kuruldu.
Anarşi durmadı.Daha bir kanlı sürüyor.
Belli ki güvenlik tedbirleri artırılıyor ancak, halkla bütünleşme sağlanamıyor.
O zamanda olduğu gibi " devlet" olarak var olanlar, milletle yayana yana gelemiyor.
Halbuki devlet millet kaynaşmasının önemi bu bölgede daha bir gerekli.
Küçük bir adım bir çok şeyi kendiliğinden çözüyor.
Bu bakımdan Gül'ün ziyareti önemli.
Milletin içinden çıkan bir Cumhurbaşkanının gezisi bölge özelliği bakımından büyük önem taşıyor.
Millet düşmanlarını, vatan bölücülülerini çileden çıkaran bu fotoğraf, açıkçası milli birlik ve bütünlük bağlamında da yüreklere su serpti.
Cumhurbaşkanı Gül, rahatça Çankaya'da oturabilir. Birkaç kabul yapar.Medyaya gülücükler dağıtabilirdi.Yada eskisi gibi kapıları millete kapatır, kimsede bir şey demezdi..
Ama o bu gezisi ile önemli bir hizmete imza atarak, millet ve vatan birliği harcını pekiştirme yolunu seçti.
Millet bölgede birlik yönündeki mesajını AKP'ye yüksek oranda oy vererek ortaya koydu.AKP; güdücüleri bölgede sergilenen bu güveni, devlete güvene dönüştürmelidir.
Kendini devlet zanneden milletten kopuk birileri de artık, gerçeği görmeli..
Milletle devleti ayrıştıracak eylemlerden uzak durmalıdır.
Çünkü 30 yıldır aldığınız sözde tedbirler milleti bir birine kaynaştırmıyor, bölüyor..
Bölücüleri azdırıyor, ellerini güçlendiriyor.
Yıllar önce Çığlık'da( www.sairinyeri.blogspot. com) bu konuyu işleyerek bakın ne demişiz:
KORKMA!
Korkma gülüm;
Bu dağlar!
Zemheride meyve verir.
Cilo'da çiçek açar, sümbül olur.
İstanbul'da arar, burada;
Arvas'ı Said'i bulur.
Hz. Süleyman yurdundan
Cizrevi ovasından, Alparslan otağından
Korkma gülüm !..
Eşkıya başkaldırırda
Molla Hüseyin set olur.
Kurtuluş için şehit veren;
Esaret için savaş vermez.
Rahat ol bu topraklardan.
Sen bölmezsen; zarar gelmez
Gel diyene bin verir.
Granit görünür de;
Herkese gönül olur.
Korkma gülüm !..
Dokunmayın, işine
Zehir koymayın, aşına
Sevinmeyin, göz yaşına
Merhamet edin!
Kalmış bir başına..
Yeri orası;
Sürmeyin, dağ başına..
Korkma gülüm!..
Yalçın dağlardan
Sular; bire çağlar
Sarp kayalardan
Kuşlar; beraber uçar
Barış; İSLAM'dan geçer
NECATİ ÇAVDAR
13 Eylül 2007 Perşembe


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İlber Ortaylı ... "Allah'ın İşine bak.. Müslümanlığı öğrenmek için geldi, Misafir olduğu aileyi Müslüman etti "

  Bu gün ajanslar  İlber Ortaylı hocanın vefat ettiğini  bildiriyorlar. Daha önce yazmıştım. Ancak nerede olduğunu unuttum Bu vesile ile bir...