2 Mart 2023 Perşembe

"Alaturka Demokrasi " yazarı @SABİH KANADOĞLU, 28 Şubat'ta öldü ..#28ŞubatTürküsü




#VuralSavaş #ŞenerEruygur #SabihKanadoğlu

%%%%%%%%%%%%

#ŞenerEruygur

Atatürkçü Düşünce Derneği 12.Genel başkanı
Kara Kuvvetleri Komutanlığı eski Kurmay Başkanı,
42. Jandarma Genel Komutanı,
Milli Savunma Bakanlığı eski müsteşarı,
Şener Eruygur,
komutanımızı Büyük Selimiye Camisi'nde son yolculuğuna ugurlandı.


2004 yılında gerçekleşen Milli Güvenlik Kurulu toplantısında o gün Başbakan şu anki Cumhurbaşkanı tarafından "Kes lan" şeklinde uyarılmış, dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök tarafından darbeye kalkışmakla suçlanmıştı..
(Hilmi Özkök'ün Ergenekon Davası ifadesi:
-Ayışığı ve Yakamoz kod isimli darbe planlarından 2004 yılı bahar aylarında haberim oldu. Bu bilgiler bana slayt sunumu şeklinde gelmişti. Bunlar resmi delil maiyetinde olmadığı için işleme koymadım.
Şener Eruygur'un Genelkurmay makamında olduğu bir sırada kendisine böyle bir plan ve çalışma olup olmadığını sordum. Kendisi bana böyle bir çalışma olmadığını söyledi. Ancak ben buna rağmen kendisine, özellikle sık sık gazetecilerin ve rektörlerin Jandarma Genel Komutanlığına çağırılarak görüşülmesinin yanlış anlaşmalara neden olacağı konusunda kendisini uyardım.)
Ergenekon soruşturması kapsamında 1 Temmuz 2008 günü gözaltına alındıktan sonra adliyeye sevk edilen Emekli Orgeneraller Hurşit Tolon ile ADD Başkanı Şener Eruygur’un dosyaları hakim tarafından 7 saat incelendikten sonra Hurşit Tolon ve Şener Eruygur sorgulanmak üzere mahkemeye alınmıştır. 1.5 saat ifade veren Tolon’un ifadesinin tamamlanmasının ardından Şener Eruygur'un ifadesi alınacakken tansiyonu düşerek hastaneye kaldırılmıştır.
6 Temmuz 2008 günü saat 01.45’te “terör örgütü lideri olmak”la suçlanan Eruygur ve Tolon’un tutuklandığı açıklandı.
Metris Cezaevinde ve Kocaeli F Tipi Cezaevinde yatan Eruygur, merdivenlerden inerken tansiyonu düşüp merdivenlerden düşmesi neticesinde geçirdiği beyin kanaması sonucu Eylül 2008 itibariyle hayatının geri kalanını bakıma muhtaç vaziyette geçirmek zorunda kaldı, okuma yazma kabiliyetini geri dönüşsüz şekilde yitirdi.


"Alaturka Demokrasi " yazarı
@SABİH KANADOĞLU
#VuralSavaş



Tüm ifadeler:
Abdi Yarbay, Elif Ulusoy ve 4 diğer kişi








 https://www.facebook.com/necati.cavdar/posts/pfbid037kcPkhKew4cDoFin8hCMfS24hH7M3ibPQywEv4URGuxhtjaNW7RTbAieDa7f8Jrl




((((((((((((((((((((((((((((((((((


https://www.facebook.com/ayseisikgul/posts/pfbid02HnVtQsgNGGYtUgRsPnMfsd7t9hUYhuSVCHjcq4xnfE4wDmMJLbYrNwo4Vvxoh78Zl



///////////////////////////////

https://www.facebook.com/hkurtuluspartisi


ABD Emperyalist Haydutları, işbirlikçileri olan AKP’giller ve FETÖ tarafından 2008 yılında tezgahlanan “Ergenekon Davası” adlı CIA Operasyonuyla kerte kerte ölüme sürüklenen; Kuvayimilliye ve Mustafa Kemal Gelenekli Paşamız Şener Eruygur’u İstanbul’da son yolculuğuna uğurluyoruz.
Tüm ifadeler:
126
3 yorum
33 Paylaşım
Beğen
Yorum Yap
Paylaş

3 yorum

En alakalı

  • Sıkı Hayran
    Kenan Aydın
    Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun 🤲🏾🇹🇷
    • Beğen
    • Yanıtla
    • 1h
  • Güneş Rana Hilal
    Ruhu şad olsun. 😔
    • Beğen
    • Yanıtla
    • 1h
  • Sıkı Hayran
    Hüseyin Özlem
    Saygı ve Özlemle Anıyorum.Işıklar İçinde Uyusun..
    • //////////////////////////////////////////////////









































































































    • https://www.facebook.com/watch/?v=586597293333345


    • ///////////////////////////////////////////////












































































































  • ///////////////////////////////////////////////////////////////////////////



28 şubat gazetecileri..

  • https://www.facebook.com/metin.ozer.188/posts/pfbid035keUZYajuj4tbo3GR9rsikgwy71rvmhaHbkmMg4DK1ic5rmszancjN42gQwQ68hJl



BAŞBAKAN’A TIK TIK TIK VURAN PAŞA
Tıknaz paşanın elinde metal bir çubuk vardı.
O sırada ekrana Başbakan’ın resmi geldi.
Elindeki çubukla Başbakan’ın yüzüne 3 kere vurdu...
Tık.. Tık.. Tık..
Sırıtarak dedi ki; “İşte irticaya cesaret veren isim”
Bu olay 28 Şubat’ın o meşhur Genelkurmay Brifinginde yaşandı.
28 Şubat’la ilgili yazılmayan ve söylenmeyenlerle ilgili yazmaya devam edelim.
Bu kez 28 Şubat’ın simgesi olarak kabul edilen ünlü Genelkurmay brifinglerini anlatacağım.
Hani şu; yargıya, üniversiteye, sivil topluma ve gazetecilere Genelkurmay’da verilen brifingleri hatırlarsınız.İşte onları kastediyorum.
Bu brifinglerde konuşulanlarla ve askerlerin anlattıklarıyla ilgili bugüne kadar kimse ağzını açmadı.
İçeride konuşulanlar bir sır olarak kaldı, bunları yazmak da sonunda bize nasip oldu.
Birazdan sinirlerinizi oynatacak şeyler okuyacaksınız..
İşim gereği gazetecilere verilen brifing için davet aldım.
TGRT, Genelkurmay tarafından akredite durumdaydı.
Yani Genelkurmay’ın etkinliklerine katılabiliyorduk.
Zaten sağ kesimden bir tek biz akredite durumdaydık.
TGRT Genel Müdürü Ali Baransel sayesinde bu konuda bir sıkıntı çekmedik.
Dolayısıyla Genelkurmay’dan içeriye girebilen tek sağ görüşlü gazeteciler bizim gruptandı.
Brifing bitip dışarıya çıktığımda; Başbakanlık ve bakanlar tarafından telefon bombardımanına tutulurdum.
Abdullah Gül’den Bülent Arınç’a, Cemil Çiçek’ten Abdulkadir Aksu’ya Refah Partisi ve DYP’li bakanlar beni arar, olup biteni sorarlardı.
Sadece onlar mı?
İçeri alınmayan gazeteci arkadaşlar için yegane haber kaynağı durumundaydım.
Neyse gelelim şu meşhur brifinglere..
Genelkurmay Başkanı katılmazdı onun dışında başta Çevik Bir, Erol Özkasnak ve karargahta görevli generaller tam kadro brifingde hazır olurdu.
Brifingler tam saat 14.00’da başlardı.
Salonun kapısının üzerinde bir elektronik saat vardı. O saat 14.00 dediğinde komutanlar salondan içeriye girerdi.
Ne bir dakika eksik ne de bir dakika fazla.
Sonradan öğrendik ki o general gelip dışarıda bekler, saat tam 14.00 olduğunda içeri girermiş.
Bizim postal yalayıcı yalaka meslektaşlar bu durumu bile gazetelerinde ballandıra ballandıra anlatırdı. Askerlerin ne kadar dakika ve düzenli olduklarına yönelik methiyeler düzerlerdi.
Brifingler Dönemin Genelkurmay Genel Sekreteri Emekli Tümgeneral Erol Özkasnak tarafından verilirdi.
Neyse, salonda yerimizi aldık.
Film izler gibi koltuklarımıza oturduk.
Sağ ve sol yanımızda Genelkurmay karargahındaki generaller oturdular.
Saat tam 14.00 olduğunda komutan içeriye girdi.
Herkes ayağa fırladı.
Cumhurbaşkanının ve başbakanın karşısında ayağa kalkmayan; hatta bacak bacak üstüne atarak oturmayı adet haline getiren anlı şanlı gazeteciler, komutanı gördükleri anda fişek gibi havaya fırladılar.
Bizim burnundan kıl aldırmaz gazeteciler çakı gibi askermiş gibi esas duruşta bekler, komutan oturmadan da oturmazlardı.
Komutana gösterdikleri esas duruşu görünce, onların aslında gazeteci değil asker olduğunu bile düşündüm.
Karşıda büyük bir multivizyon ekranı vardı.
O ekrandan görüntüler akmaya başladı.
Peki görüntülerde neler var?
Provokatör aczimendilerin camilerdeki sahte zikirleri ve sokaklarda dolaşmaları, Sahte şeyh Ali Kalkancı, sahtekar türbanlı Fadime Şahin ve sahte şeyh aczimendi Müslim Gündüz.
Başka?
Sıkı durun!..
Hürriyet Gazetesi, Milliyet Gazetesi ve dönemin Sabah Gazetesi tarafından yapılan irtica yalanlarından oluşan gazete kupürleri...
Brifing boyunca Uğur Dündar’ın yaptığı irtica yalanı haberleri, Ali Kırca’nın namaz kılan liseliler haberi, Reha Muhtar’ın Fatih’te sarıklı ve cübbeliler haberi
Tekrar tekrar ekrana getirtildi.
Bu görüntülerin ve gazete kupürlerinin dışında tek bir belge bile göstermediler.
Bunların dışında; Erbakan Hoca’nın dini önderlere Başbakanlık’ta verdiği iftara gelen sakallı Müslümanların görüntüleri..
Ekranda Başbakan Erbakan’ın bir görüntüsü donmuş halde tutulurken, Özkasnak salona döndü ve beni dehşete düşüren kararlarını açıkladı.
- Arkadaşlar bu görüntülerden ve olaylardan sonra Türk Silahlı Kuvvetleri olarak tehdit sıralamamımızı değiştirdik.
Bugüne kadar bizler için birinci tehdit PKK ve Bölücü hareketlerdi.
Artık birinci tehdit İrticadır. PKK tehdidi ikinci sıraya inmiştir.
TSK olarak bugünden sonra bütün mücadele ve dikkatimiz İrtica üzerine olacaktır.
Elindeki çubukla tekrar Başbakan Erbakan’ın yüzüne 3 kez vurdu...
Tık.. tık.. tık..
-Hükümet irticai faliyetlere göz yummakta, sinsice onları desteklemektedir.
Değiştirilen tehdit sıralamasının şokunu yaşarken, arkamdan gelen bir sesle irkildim.
70 yaşlarında, titrek ve sonradan bir savunma dergisinin sahibi olduğunu öğrendiğim birisi ayağa kalkmış bağırıyor...
- Paşam, paşam bize bunları niye anlatıyorsunuz?
Biz bunları hatta daha fazlasını biliyoruz.
Bunları anlatarak niye vakit kaybediyorsunuz ?
Bizi bu laiklik ve Atatürk düşmanlarından ne zaman kurtaracaksınız?
Niçin derhal ihtilal yapmıyorsunuz?
Bize bunu anlatın. İhtilal yapmak için daha neyi bekliyorsunuz?
Erbakan’ı ve arkadaşlarını hapse tıkmak için ne zaman harekete geçeceksiniz?
Vay canına sayın seyirciler...
Medya mensubuna bakın!..
Şoklardan şoklara girdim..
O sözler üzerine salonda kahkaha patlaması yaşandı.
Bizim şanlı medyamızın seçkin temsilcileri olan; Emin Çölaşan, Reha Muhtar, Bekir Coşkun, Yücel Yener (TRT Gn. Md.),Ertürk Yöndem (TRT), Ertuğrul Özkök ve Sedat Ergin (Hürriyet), Derya Sazak ve Fikret Bila (Milliyet), Mehmet Yılmaz, İsmet Berkan (Posta), Zafer Mutlu, Fatih Çekirge (Sabah), Bilal Çetin ve Okay Gönensin (Yeni Yüzyıl), Orhan Erinç ve Mustafa Balbay (Cumhuriyet), Ali Kırca ve Baki Şehiroğlu (ATV), Uğur Dündar ve Mehmet Akarca (Kanal D),Mithat Sirmen (SHOW TV), Ufuk Güldemir ve Ümit Aslanbey (STAR TV), Murat Yetkin ve Nuri Çolakoğlu (NTV) ve Mehmet Güler (AA) dehşete düşmek bir yana, o bunak herifin sözünü bir alkışlamadıkları kaldı.
Baktım; salondaki komutanlar bu çıkıştan oldukça memnun.
Yüzünde gülücükler açılan başka birisi de brifingi veren Erol Özkasnak’tı..
Özkasnak, “Hassasiyetinize teşekkür ederim. Sizler var oldukça Laik Cumhuriyet hep ayakta kalacaktır” dedi.
Aman Allah’ım.
Salonda alkış tufanı koptu.
Baktım bizim postal yalayıcı medya ayağa fırlamış, Özkasnak’ın bu sözlerini ellerini patlatırcasna alkışlıyor.
O gün askere alkış tutan bu gazetecilerin bir kısmı bugün AK Parti’ye yalakalık peşinde.
Askere dizdikleri övgüleri, şimdilerde Tayyip Bey’e ve AK Parti’ye diziyorlar.
Allahü teala bu milleti gerçekten korumuş.
Hayali bir düşmanı 1 numaralı tehdit yapan öngörüsüz paşaların yönettiği şanlı ordumuz, iyi ki bir savaşa falan girmemiş.
Bu paşalar başımızdayken savaşa girsek, inanın şu anda işgal altındaydık.
Bunların; şövalye hikayeleri okumaktan aklı karışmış yaşlı ve aristokrat bir şahsiyet olan Don Kişot’un, dev olarak gördüğü yel değirmenlerine saldırmasından hiç bir farkları yok.
O yüzden beyinlerinde dev yaptıkları hayali bir irtica düşmanına saldırdılar.
Bu ülkeyi yıllarca hayali bir düşman uğruna gerilime soktular.
Don Kişot’da bunaktı, bunlarda benzer durumdalar.
Allah ıslah etsin.
Şimdi gelelim meselenin can alıcı noktasına...
İrticayı birinci tehdit yapıp PKK’yı ikinci tehdide düşüren 28 Şubat’ın Genelkurmay’daki paşaları, şimdi Afrin harekatına bakıp yüzleri kızarıyor mu acaba?
“Biz ne yaptık?” diye düşünüp vicdanları sızlıyor mu?
O şehitlere bakıp da “Ne halt yemişiz” diye düşündüğünüz var mı?
“İrtica, irtica” dediniz de ne oldu?
“Yobazlar laik cumhuriyeti yıkacak” diye memleketi yakıp yıktınız da ne oldu?
Bak şimdi ne oldu?
Kur’an okuyan bir Cumhurbaşkanımız var.
Alnı secdeye değen bir başkomutanımız var.
Ağzı dualı bir liderimiz var.
Onun türbanlı hanımı var?
Ne oldu şimdi?
Sizi mi kestiler?
Bakanlarıyla namaz kılan Başbakanımız var.
Sabah namazını kuvvet komutanlarıyla birlikte camide milletle kılan Genelkurmay Başkanımız var.
“Ya Allah Bismillah, Allahü Ekber” deyip tekbir getiren, cephede topluca namaz kılan ve hedef, “Kızıl elma” diyen bir ordumuz var.
Gece gündüz Kur’an okuyup, ordusuna dua eden bir milletimiz var.
Eeeeee paşalar...
Hani Cumhuriyet yıkılıyordu?
Yıkıldı mı?
Yıkılmadı.
Cumhuriyet de yerinde duruyor, demokrasi de ve laiklik de..
Yıkılan; sizin köhnemiş ve çürümüş çağ dışı zihniyetiniz oldu.
Bu millet; sizi de, iç ve dış ortaklarınızı da çöplüğe gömdü.
METİN ÖZER
Yazımın orjinali vurgularıyla beraber Habervitrini'nde
Tüm ifadeler:
218
23 yorum
117 Paylaşım
Beğen
Paylaş

23 yorum

En alakalı

  • Murat Turgut
    Allahü teâlâ o satılmış ahmakların işbaşında olduğu karanlık günleri bir daha bu millete göstermesin!..
    4
  • Hüsnü Çiçek
    Sizi 6 aydır takip ediyorum... Her yazınızı dilimi dudağımı ısırarak okuyorum. Ellerinize sağlık...
    5
  • Suleyman Gurcan
    Bu yapi yıllarca Abdulhamit hana geri dönüşün olmaması için çaba sarfettiler.Ama basladimiz yere yeniden dönüyoruz. Mevla kızıl elma ulkusunu yeniden sahlandirmayi nasip eylesin.
    4
  • Yusuf Zabun
    28 şubat "Postmodern darbe"si ve yürüyen davâsı...!
    Bu gün o meşûm darbenin yıldönümü...!
    Gerçeklerin gün yüzüne çıkması gibi bir hûyu bulunduğundan konuya ilişkin olarak yazılıp çizilmeyen kalmadı gibi..!
    Esâslı ve tarâfsız tahlîllerle darbenin gâyesi, uzakdan kumanda edilişi, toplumun katmanlarından mazbût ve mufazakâr vatândaşlar için zulme dönüşen tutum ve davranışlar büyük ölçüde irdelenmiş durumda..!Ancak;
    Her sosyal ve militarist hareketlerin illâki kapalı kalan, tam olarak aydınlatılamıyan zuladaki yapıları, gizlenmiş ve örtülmüş bir takım sırları olabilir.
    Bunlar dahi giderek ortaya çıkacak ve yaşayan icrâcıların bütün melânetleri yüzlerine vurulacakdır.
    İşde o zaman nâdim-i hak bulunanların yüzleri kızaracak, yüzsüz olanlar da, pişkin ve asılmış suratlarında halkın nefret ve ilencini hissedecekdir.
    Zaman denilen soyut kavram bazı sıkıntı ve üzüntülerin üstünü küllendirse de, hâdisenin sujelerini târihin karanlık delhizlerine gömecekdir.
    Hiçbir maddesi bu asîl ve necîb Milletin hayrına olmayan 18 maddelik manifestonun imzâlanması adına merhûm Başbakan Erbakan Hocayı boncuk boncuk terletenler, O'na küfür ve hakaret edenleri birinci sıradan terfi etdirenler, tutarsız ve dengesiz uygulamaların bin yıl sürebileceğinden dem vuranlar, tuzu kuru sosyeteye tencere-tava çaldıranlar, hiçbir şey eskisi gibi olmayacak diyerek, "sürekli aydınlık için bir dakikâ karanlık" sloganıyla her şeye teşne seçilmiş kişilere elektrikleri açıp kapatdıranlar, Abdullah Gül'ü seçdirmeyenler, âilesiyle birlikde yapılan karşılamalarda elini sıkmayanlar, försleydi Emîne Hanımı Gata'ya sokmayanlar, bazı yargı mensûblarını birifing tezgâhıyla dakikâlarca ayakta alkışlatanlar, Üniversiteli kızları iknâ odalarına kapatanlar, muhafakâr ve mazbût asker annelerini kışlalara sokmayanlar, hatda 80'lik bayanların sağlık cüzdânlarındaki başörtülü resimlerini söktürenler,
    teseddürlü okumak isteyenleri Sûudî Arabistâna gitsin diyerek cigan müziğine, "işde çağdaş Türkiye" nârâları atanlar, 30'ya yakın bankanın iflasına yol açanlar, yetîm ve kimsesizlerin de hakkı olan millî ekonomiyi 390 milyar dolar zarara uğratanlar, merkez bankasındaki altınlardan bir kısmının kaybolmasına ses çıkarmayanlar ve bütün bunları mütedeyyin vatandaşlara teşmil ederek "derviş, gürüz,alemdâroğlu"
    gibi Kemâl'lerin baskılarına göz yumanlar, böylelikle haksızlık ve zulûmatda zîrve yapanlar, asla unutulmadı ve unutulmayacak...!
    İşde şimdi bir zamanlar ortalığı kasıp kavuranlar,dış düşmânlara karşı değilde kendi vatândaşlarını hedef tahtasına oturtanlar, irticâyı tâkib ediyormuş gibi her câmiye şalvarlı hafîyeler yerleştirenler, Müslîm Gündüz ,Ali Kalkancı gibi hâzır kıta adamları yâni "rejimin azâd kabûl etmez kölelerini" ceviz sırığı gibi deyneklerle sokağa salanlar Adâlet karşısındalar...!
    Yürüyen davâya gelirsek, dönemin GKB Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı ve 2.Başkanı Çevik Bir'in de aralarında bulunduğu 103 sanıklı davânın 101. celsesine gelindi.
    Ank.5.A.Cezâ Mahkemesi'nde görülen davâda sanıklar esâs hakkındaki mütâlâaya karşı savunma vermeye devâm ediyor.
    Postmodern darbe yapıldığını Tv.lerde hiç yüksünmeden söyleyen Erol Özkasnak, esâs hakkındaki savûnmasında suçlamaları kabûl etmeyerek 2001 yılında bir televizyon programında 28 Şubat dönemi için "postmodern darbe" ifâdesinin kendisine âid olmadığını, basından duyduğunu söylemesi kitlelerin hafızalarıyla oynamak olarak algılandı.
    Güyâ katıldığı bir tv.de bunun bir darbe olmadığını anlatmak isterken zaman darlığından dolayı düşüncelerini tam ifâde edememesi nedeniyle şahsi bir değerlendirmenin çarpıtıldığını"söylemektedir
    Bekçi Murtazanın fabrika sahâsında yakaladıkları gibi, eli-ayağı birbirine dolanıp yere yıkılanlar gibi başına kasnak geçmiş gibi enti püften bu sözlere kim inânır?
    Her göz önündeyken..!
    Türksel reklamındaki fenomen "Şelâle Dayı"nın tâbiriyle anlatmaya gerek yok..!
    K.K.eski Komutanı Erdal Ceylanoğlu ise;
    Tankların yürütülmesinde bir etkisinin olmadığını, o târihde yıllık izinde olduğunu öne sürerek "tankların geri dönmesini sağlamak için görevimin başına geçtim.Akşâm vakti yaklaşırken tankları arâzide bırakamazdım.
    Cumhûriyete, devlete ve millete zarar verecek hiçbir davranışım görülmemişdir. Batı Çalışma Grubu, normal çalışan bir grupdu. Ancak; Çalışmalarına hiç katılmadım.
    51 yıl boyunca görev yapdım.Bu süre içerisinde kanûnsuz hiç bir emir almadım, emir vermedim. Beraatimi talep ediyorum" demektedir.
    Daha sonra mahkeme duruşmayı savunma yapacak 16 sanığın kaldığını beyânla 2 Mart 2018'e erteledi.
    Bu gün milletin medâr-ı iftihârı olan Receb Tayyîb Erdoğan'ı Atatürk'ün başucu kitâbındaki bir şiiri okudu diye zindâna atdıranlar, sonrada "Siyâsi hayâtı bitdi, artık muhtar bile olamaz" diye sekiz sütûna manşete çektirenler, Kenân Evren'in milliyetçi ve muhafazkâr dustûrunu hiçe sayıp devletdeki kadroları tasfîye etdirerek, natocuya ve Fetöcüye zemîn hâzırlayanlar, illâki haketdiklerinin karşılığını göreceklerdir.
    Bu gün olmazsa yarın..!
    Biliyoruz ve inânıyoruz ki;
    hiç bir kimsenin yapdığı kendi yanına kâr kalmayacak,gerek bu dünyâda ve gerekse ukbâda herkes etdiğini çekecekdir.
    Türk Milleti adına yargılama yapan bağımsız Türk Yargısından çark, inkâr ve red ile kurtulmanın mümkün olmadığı herkes görecek..! Kalın sağlıcakla...!
    E.Hâk.YusuZabun
    2
  • Aziz Kacmaz
    Gerçek millet iradesi var Devletimizin başında.Tespitleriniz için tebrikler abim! Biraz gecikmiş bir paylaşım olsada genede suda iz kalmış demekki.kitap yazmayı düşünürseniz ilk okuyucularınızdan olabilirim
    Sevgili metin abiciğim
  • Azmi Basaran
    Fetö ile içli dışlı olan ,çözüm süreci,iç ve dış politikalarda ki hatalar sadece namaz kılmak ve Kur'an okuyor diye bir tarafa mı bırakılmalı.O yapılan hatalar bugün neden başka versiyonla devam ediyor çok daha objektif olmanız gerekmez miydi.İnsanlar … 
    Devamını Gör
  • Mustafa Dumanlıdağ
    Zulüm baki kalmaz
    Birde ahiretlerini düşünüyorum da .....
  • Halil Uygun
    28 Şubat dönemleri, Belçika'da bir belediye başkanı başörtülü fotoğrafları kabul etmediği dönemde. Belçika oturma nüfus cüzdanlarında yer alan başörtülü fotoğrafları kabul etmeyen belediye başkanı, "Türkiye'de üniversitelerde, kamu alınında başörtü yasağı mevcut olmakta. Türkiye bir İslam ülkesi orada başörtü yasağı var. Biz neden müsaade verelim" diye açıklamada bulunmuştu. O dönemde başörtü mağduriyet haberlerine BATI ÇALIŞMA GRUBU engelliyor diye haber yapamadığım günler aklıma geldi. Şerefsiz İslam düşmanı hainlerine Cenab-ı Hak kahrı perişan eylesin
  • Cumali Serttaş
    Abi bu hatıraları inşallah bir kitap halinde görürüz. Gelecek için güzel bir belge ve miras olacaktır
  • Necmettin Ünal
    Evet aynen hocam Bunları millet olarak unutmamak gerekir
  • Metin Yilmaz
    Yalan üzerine kurulan senaryoları uzun sürmedi.beyni sulanmış hainler
    2
  • Ali Saçıkara
    Allah bu milleti zalimlerden korusun
  • Nihat Imanlı
    Allahü teala razı olsun Efendim rabbim yardımcınız olsun
  • Ibrahim Ukrac
    Rabbim razı olsun
  • Fahrettin Kaymakcı
    AllahÜ Tela bin türlü belalarını versin şimdiki uzantılarında ülkeye neler kaybettirdiler bunların hepsinin mal varlıklarına el koymalı
    2
  • Emine Sanli
    Rabbim,o zalim müfterilere bir daha fırsat vermesin inşallah.
    2
  • Rabia Çokaslan
    Abi Allahım razı olsun çok güzel bir tesbit Rabbim büyük lerimiz hürmetine size ve sizler gibi düşünen Ehli sünnet abilere hayırlı sağlıklı uzun ömürler versin de bizde eğriyi doğruyu bilelim 28 şubat darbecileri islah etmesin kahretsin
  • Ali Onbesoglu
    Ağzına yüreğine kalemine sağlık Mümin KARDEŞİM
  • Ahmet Gökgün
    Allah büyük
    Vatan hainleri hüsrana uyradilar
  • Yaşar Eroğlu
    Ellerin dert görmesin dillerine sağlık dezze oğlu allah uzun ömürler versin inşallah
  • Arif Hakverdi
    Eline diline hafıza sağlık. Tez zamanda sağlığına kavuşursun inşaallah.






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

'EYLÜL - DER ' den arkadaşım Tayyip beyin Albaylarından Rahmi Yıldırım .. .. Bu Evren'i terk etti..16 Nisan 2026

  'EYLÜL - DER ' den arkadaşım Tayyip beyin Albaylarından Rahmi Yıldırım .. .. Bu Evren'i terk etti.. (Kenan #Evren , komünist ...