https://www.facebook.com/necati.cavdar/posts/pfbid02vjNpHnGGaCzXTv3Aith3CPikmMy7Mxse6Fhv3yM25wP28B9NnRmSkrBVEfJSfwpjl
"Siyasi terbiye" ve "beyin yıkama " kapına dönüştürülen
GÖktürk..
KUtluk
Uygur devletleri
Karahan İmparatorluğuna hane olan
Saltuk Buğra Han
Kaşgarlı Mahmut..
Yusuf Has Hacip
Gani Batur
Osman Batur'ların mayalandığı D.Türkistan..
Çin Müslümanları toplama kamplarına hapsediyorlar ve hiç kimse bunun için hiçbir şey yapmıyor.
Şu anda Çin’de bir milyona aşkın Uygur ve diğer Türk Müslümanları
toplama kamplarında tutuklu bulunuyor. Onlar İslam'dan vazgeçmeye, ateizmi kabul etmeye ve Çin devletine bağlılık yemini etmeye zorlanıyorlar. Onlar zorla kalabalık hücrelerde saatlerce tekrar tekrar "Din gibi saçma bir şey yoktur", "Çin devleti var olsun", " Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping yaşasın" gibi propagandalar söylüyorlar. Eğer gözaltındakiler itaat etmezler veya herhangi bir direniş gösterirler ise işkence görürler.
Bu gözaltı tesislerinde en az 800.000 ve muhtemelen birkaç milyona kadar insan tutuklu bulunmaktadır.
Tırnakları çekiliyor, dişler kopartılıyor. Sorgulamak için yılanlar kullanıyorlar, insanlar ölünceye kadar dövülüyorlar. Onlar soykırımda kullanılan yöntemlerle sterilize ediliyor. Onları zorla “kaplan sandalyesi” dediği sandalyede saatlerce kenetliyor ve sık sık yalnız kapatıyorlar.
İnsanlar bu kamplarda rastgele nedenlerle tutuklanıyor. Bunlardan en basit biri ise yurtdışındaki biriyle iletişim kurmanız, yurtdışında bir aile üyenizin olması, dini faaliyette bulunmak, yani ibadet etmeniz, konuşmalarınızda Allah’ın adını kullanmanız, dini inancınıza dair herhangi bir tür işaret vermeniz, bu kamplara alınmanıza yeterli olmaktadır. Hem de gerçekten binlerce insan bu kamplardan hapishanelere de gönderilmiştir.
Akrabalarımdan biri, 2017 yılının başında, bu kamplardan birine alınmıştı. Geçen Kasım onun cesedi çıktı. Bir akrabam 2014'te kuzenimin düğününe katılmak üzere ABD'ye geldiği sebeple kampa alındı. Geçen Ağustos ona 15 yıllık hapis cezası verildi. Akrabalarımın çoğunun hayatta olup olmadıklarını bilmiyoruz. Şu an en az bir aile üyesi bu kamplara, bir nevi gözaltı merkezlerine ya da hapishaneye atılmayan tek bir Uygur bulunmuyor.
En kötüsü, birleri öldüğünde onların cesedinin ailelerine verilmemesi, daha doğrusu, cesetlerin yakılmasıdır. Bu Çin'in kamplarda ortaya çıkacak olan cesetlerin kanıtlarını gizlemesinin başka bir yolu. Bu olaylar bize kaç kişinin öldüğünü bilecek net bir fikir vermez. Bütün bunlar gizlice yürütülüyor.
Tutuklananların çocukları devlete ait olan yetimhaneler ve yatılı okullara gönderiliyor. Orada çocuklara, kendi dinlerine, kimliklerine nefret etmeleri öğretiliyor. Onlar Çince konuşmaya zorlanıyorlar. Suiistimal ve işkenceye maruz kalıyorlar. Ebeveynler ise çocuklarının nerede olduklarını bilmiyorlar.
Doğu Türkistan'daki çoğu şehir ve köyler neredeyse BOMBOŞ. Sivillerin yaklaşık %70-80'i kayıp... Caddede yürüdüğünüzde etraf çok sessizdir. Çünkü çoğu insan gözaltına alınmış veya hapse atılmıştır.
Okullar ve fabrikalar şu anda bu tür toplama kamplarına dönüştürülüyor. Doğu Türkistan esasen bir bütün ülke olarak halkı için bir zindan haline gelmiştir. Çünkü Çin, halkın her eylemini hatta evinde bile izliyor. Milyonlarca Han görevlileri Uygurların dinle ilgilenmediğine emin olmak ve siyasi görüşlerini denetlemek için Uygur evlerinde onlarla yaşıyorlar.
İslami uygulamak tamamen yasaktır. “Yarın görüşürüz, İnşallah!” Gibi bir şey söylemem bile yasaktır çünkü Allah kelimesi içeriyor. İslami bir isme sahip olmak bile BİR SUÇTUR. Bu yüzden isminizi Muhammed ya da Fatma gibi bir isimden etnik Han ismine çevirmelisiniz.
Binlerce Uygur kadınlar etnik Han Çinli erkeklerle evlenmeye zorlanıyor. Ve bu sonraki nesil Uygurlardan kurtulmanın başka bir yoludur. Peki neden Çin ÖZELLİKLE Uygurlar ve Türk Müslümanlarına zulmediyor?
Doğu Türkistan mineraller ve yeraltı kaynaklar açısından çok zengin. Bu yüzden Çin, insanları kamplarda tutuklayarak ve temelde etnik temizlik uygulayarak maden bakımından zengin olan bu toprakları tamamen kontrol altına almaya çalışıyor. Dünyanın bu konu hakkında neden gerçekten SESSİZ olduğunu merak ediyor olabilirsiniz. Bunun birkaç nedeni var. Birincisi, Çin medyasını çok sıkı bir şekilde kontrol ettiğinden ülkede olup bitenler ülke dışında duyulmuyor. İkincisi, insanlar durumdan haberdar olsa bile, ya da hükümetler haberdar olsa bile, Çin baskısı ve ülkenin ekonomik ve stratejik bağları nedeniyle sessiz kalmak mecburiyetindedir.
Peki, ‘Ne yapabilirsin?’, Sizden beklentimiz ise farkındalık yaratmanız. Çünkü dünyanın büyük bir kısmının bu olup bitenlerden haberi yok.
Hükümet yetkililerine baskı uygulayarak, Çin’in Doğu Türkistan’ı işgali, Doğu Türkistan’daki Uygurları ve diğer halkları yok etmeye yönelik sistematik kampanyaları hakkında hükümetinizin uyarıda bulunmasını sağlamalısınız. Yaşadığınız bölgedeki Uygur toplulukları destekleyin. Onların uluslararası desteğe çok ihtiyaçları vardır.
Onların protestolarına katılın. Çin elçiliklerinin ve organlarının önünde protesto gösterileri düzenleyin. Böylelikle Çin’in Uygurlara etnik temizlik uygulamalarına gerçekten meydan okuyabilirsiniz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder