https://www.facebook.com/servervakfi/photos/t.689617699/438239489530288/

Hilmi Yavuz: Değerlerimize Sahip Çıkmıyoruz.
Şaiir ve Yazar Hilmi Yavuz, SERVER Vakfı Çarşamba Sohbetleri'nde yaptığı konuşmada "Medeniyet" üzerine görüşlerini ortaya koydu.
Hilmi Yavuz, konuşması sonunda kitaplarını imzaladı..
Son günlerde 'Muhafazakar demeokrasi' dendiği gibi "Muhafazakar sanat"tan bahsedildiğine dikkat çeken Hilmi Yavuz, "Muhafazakar sanat değilde başka bir termonoliji bulmalı öyle ifade etmeliyiz. Muhafazakar sanat yerine 'İslam estetiği' diyebiliriz. Medeniyetin kaynağı dinlerdir.Etnisite kültür üretir. Hırıstiyan ve İslam medeniyeti vardır. Türk, Fransız kültürü olur.
Amerikan kültürünün bizi muhasara altına almasını biz medeniyetimize sahip çıkarak küreselleşmeye, yabancılaşmaya direnç gösterebiliriz.
Bizi biz yapan değerlerimize sahip çıkmalıyız. "dedi.
Hilmi Yavuz, dinleyicileri iel konuyla ilgili şu görüşleri paylaştı:
MEDENİYET; DİNLERİN... KÜLTÜR; ETNİSİTENİN ÜRÜNÜ
- 'İslam medeniyeti ' derken kast ettiğimiz; İslam dinin ürettiği medeniyettir.
Medeniyet'i dinler meydana getirir.
Kültürü ise etnisiteler oluşturur.Uluslar olmaz ise kültürler olmaz.'Kültür' başka şey, 'medeniyet' başka şeydir.
İslam ve Hırıstiyan medeniyeti var. Medeniyetin kaynaği dinlerdir.
Türk, Alman, Japon, Fransız medeniyeti değil İslam, Hırıstiyan ve Yahudi medeniyeti denilebilir.Ancak Türk, Alman, Japon, Fransız kültüründen söz edilebilir.
'Yunan medeniyeti' diye bir şey yoktur. Yunan ve Roma medeniyeti diye bir şey sözkonusu değildir. Galat bir ifadedir. Kast edilen çok tanrılı dinin ortaya koyduğu medeniyettir.Ve din medeniyetidir.
İSLAM MEDENİYETİ; ESTETİK VVE AHLAK MEDENİYETİDİR.
- Bir dinin ibadet ve akidelerinden başka şeyleri de vardır.
Bu gün İslanm fıkhı ve akaidi üzerine çalışmalar yapılıyor.
Sanki İslam; şeriat ve akaidden ibaretmiş gibi gösteriliyor. Sanat ve estetik yokmuş gibi düşünülüyor.Akaidin yanında İslam san at ve estetiği üzerinde çalışma yapılmamış.
İslamın; müziği, mimarisi, hattı, minyatürü ve çok çeşitli sanat dallarında ürettiği estetiği var. Bu islam estetiği İslam akait ve fıkhından bağımsız değil. İslam; sadece şeriat ve akaitten ibaret gibi basite indirgenilecek bir medeniyet değildir.
İslam medeniyetinin sanat ve estetikten yoksun bırakılması öyle gösterilmesi doğru değil.
Bu görüşlerin oluşmasında Müslümanların mesuliyeti var.
Oysa Müslümanlar; vahye ve İslam'a dayalı bir medeniyet inşa etti.
Bu inşa edilen medeniyet estetik ve ahlak medeniyetidir.
BİZDE OLANI KÜÇÜMSEMEK ZİHNİ ZAVALILIKTIR
- Bilim teoridir.Teknoloji değildir. Teknoloji, bilimin pratiğidir.
İslam teori üretmediğini söylemek gerek.İslam teori üretmemiş, bir Anştayn vs. ortaya çıkarmamıştır.
Fakat;
Bizde olmayanla kendimizi övmek ne kadar yanlış ise ..Bizde olanı küçümsemek de zihni zavallılıktır.
- Müslüman insan elbette şeriata ve akaide uyar. Mülüman insan aynı zamanda medeni iansandır. Kendi geçmişindeki eski büyük medeniyetein sahibi olduğunun ayırdında olan insandır.
Bu gün akılalmaz kötülükte; Camiler inşa ediliyor.
Müzik yapılıyor
Şiir yazılıyor.
Müslüman insan bunların kötü olması beni/bizi ilgilendirmez diyemez.
Estetiksizlik referensızlık demektir.
Biz neyin güzel neyin çirkin olduğunun ölçüsünü kaybetmiş durumdayız.
Müslüman insan sadece dinin ibadetlerini yapan değildir. "Allah güzeldir, güzeli sever" ayeti var. İslam , güzel bir dindir güzellği emreder. Her türlü güzelliği yapmak , yaptırmak teşvik etmek Müslüman için "Emri bil maFğruftur"
Eryaman'da ki kötü bir mescitle Süleymaniye'nin farkında değilsek biz ölçümüzü kaybetmişiz demektir.
Biz referansımızı kaybettik..
Eskiye dönüp yeni kriterler ölçüler bulmalıyız.
TİCARET OLİGARŞİSİ
- İslam'ın bugünkü Türkiyedeki görünümü; İslam medeniyeti yoktur görüşüne haklılık kazandırıyor.
Buna bizim ve kimsenin hakkı yoktur.
- 13. Asırda Hırıstiyan ticaret oligarişisi sanat ve estetiğe sahip çıkmasaydı rönasans yaşanmaz idi.Hırıstiyan oligarşisi sahip çıktığı için Hırıstiyan medeniyeti vardır. Hırıstiyanlar sahip çıktığı için insanın günlük hayatına hırıstiyanlığın medeniyet estetiği girmiştir.
Osmanlı'da sanata sahip çıkmıştır. Ortaya koyduğu eserler ortadadır.Osmanlı'da bir etnisiteden bahsetmek mümkün değildir. Osmanlı milleti diye bir şey yok. Osmanlı çeşitli etnisiteden oluşmuş bir ebru yada mozaiktir.
BİZİ BİZ YAPAN DEĞERLERE SAHİP ÇIKMALIYIZ
- Biz sahip çıkmadığımız için Müslümanın günlük hayatında İslam sanat ve setetiği nufuz etmemiştir. Şayet İslem sanat ve estetiğine sahip çıkar isek Mülümanın günlük hayatına İslam estetiği nüfuz eder.
- Amerikan kültürünün bizi muhasara altına almasını biz medeniyetimize sahip çıkarak küreselleşmeye, yabancılaşmaya direnç gösterebiliriz.
Bizi biz yapan değerlerimize sahip çıkmalıyız.
Bir yandan küreselleşirken bir yandanda kendi kimliğimize sahip çıkabilir, değişerek devam edebiliriz.
Bizde var olan ve devam eden şeyler hayatımıza girer ise değişerek kimliğimizi korumuş oluruz.
"YA , YA DA" AYRIMI "VE" BİRLİKTELİĞİ ÖNE ÇIKARIYOR
- Modernleşme ve batılaşma aynı anlamlara geliyor. Bizdeki modernleşme 'Batı tipi' modernleşmedir.
18. yy da başlayan Modernleşme hareketi gelenek ve gelenekle ilgili olanı 'ötekileştirmiştir'
Modernleşme hareketinde 'Ya doğuluyuz' ya ' batılı 'diye yabancılaşma ve ötekişeştirmedir. Her iki tarafta ötekileştirmiştir.
"Ya , yada " yerine "ve " kullanılsa idi "Doğulu" ve Batılı" değerlerimizi birleştirmiş olurduk. Her iki değer birlikte yürür çatışma ve ötekişeştirme sözkonusu olmazdı.
Türkiye'deki mesele 'Batılaşma ve gelenekselleşme' arasındaki çatışma değildir. Doğulu ve Batılı olmayı nasıl idrak etmekle ilgilidir.
Gelenekçiler, karşı tarafa 'Bunlar; Avrupalı, gavur' demiş.
Avrupalı gibi olanlar da "Bidon kafalı, göbeğini kaşıyanlar "diye itmiştir.
"Ya, yada" dediğnizde bu oluyor. "Ve" dediğinizde ise ortak değerleri öne çıkarıyor.
(Necati Çavdar)

Şaiir ve Yazar Hilmi Yavuz, SERVER Vakfı Çarşamba Sohbetleri'nde yaptığı konuşmada "Medeniyet" üzerine görüşlerini ortaya koydu.
Hilmi Yavuz, konuşması sonunda kitaplarını imzaladı..
Son günlerde 'Muhafazakar demeokrasi' dendiği gibi "Muhafazakar sanat"tan bahsedildiğine dikkat çeken Hilmi Yavuz, "Muhafazakar sanat değilde başka bir termonoliji bulmalı öyle ifade etmeliyiz. Muhafazakar sanat yerine 'İslam estetiği' diyebiliriz. Medeniyetin kaynağı dinlerdir.Etnisite kültür üretir. Hırıstiyan ve İslam medeniyeti vardır. Türk, Fransız kültürü olur.
Amerikan kültürünün bizi muhasara altına almasını biz medeniyetimize sahip çıkarak küreselleşmeye, yabancılaşmaya direnç gösterebiliriz.
Bizi biz yapan değerlerimize sahip çıkmalıyız. "dedi.
Hilmi Yavuz, dinleyicileri iel konuyla ilgili şu görüşleri paylaştı:
MEDENİYET; DİNLERİN... KÜLTÜR; ETNİSİTENİN ÜRÜNÜ
- 'İslam medeniyeti ' derken kast ettiğimiz; İslam dinin ürettiği medeniyettir.
Medeniyet'i dinler meydana getirir.
Kültürü ise etnisiteler oluşturur.Uluslar olmaz ise kültürler olmaz.'Kültür' başka şey, 'medeniyet' başka şeydir.
İslam ve Hırıstiyan medeniyeti var. Medeniyetin kaynaği dinlerdir.
Türk, Alman, Japon, Fransız medeniyeti değil İslam, Hırıstiyan ve Yahudi medeniyeti denilebilir.Ancak Türk, Alman, Japon, Fransız kültüründen söz edilebilir.
'Yunan medeniyeti' diye bir şey yoktur. Yunan ve Roma medeniyeti diye bir şey sözkonusu değildir. Galat bir ifadedir. Kast edilen çok tanrılı dinin ortaya koyduğu medeniyettir.Ve din medeniyetidir.
İSLAM MEDENİYETİ; ESTETİK VVE AHLAK MEDENİYETİDİR.
- Bir dinin ibadet ve akidelerinden başka şeyleri de vardır.
Bu gün İslanm fıkhı ve akaidi üzerine çalışmalar yapılıyor.
Sanki İslam; şeriat ve akaidden ibaretmiş gibi gösteriliyor. Sanat ve estetik yokmuş gibi düşünülüyor.Akaidin yanında İslam san at ve estetiği üzerinde çalışma yapılmamış.
İslamın; müziği, mimarisi, hattı, minyatürü ve çok çeşitli sanat dallarında ürettiği estetiği var. Bu islam estetiği İslam akait ve fıkhından bağımsız değil. İslam; sadece şeriat ve akaitten ibaret gibi basite indirgenilecek bir medeniyet değildir.
İslam medeniyetinin sanat ve estetikten yoksun bırakılması öyle gösterilmesi doğru değil.
Bu görüşlerin oluşmasında Müslümanların mesuliyeti var.
Oysa Müslümanlar; vahye ve İslam'a dayalı bir medeniyet inşa etti.
Bu inşa edilen medeniyet estetik ve ahlak medeniyetidir.
BİZDE OLANI KÜÇÜMSEMEK ZİHNİ ZAVALILIKTIR
- Bilim teoridir.Teknoloji değildir. Teknoloji, bilimin pratiğidir.
İslam teori üretmediğini söylemek gerek.İslam teori üretmemiş, bir Anştayn vs. ortaya çıkarmamıştır.
Fakat;
Bizde olmayanla kendimizi övmek ne kadar yanlış ise ..Bizde olanı küçümsemek de zihni zavallılıktır.
- Müslüman insan elbette şeriata ve akaide uyar. Mülüman insan aynı zamanda medeni iansandır. Kendi geçmişindeki eski büyük medeniyetein sahibi olduğunun ayırdında olan insandır.
Bu gün akılalmaz kötülükte; Camiler inşa ediliyor.
Müzik yapılıyor
Şiir yazılıyor.
Müslüman insan bunların kötü olması beni/bizi ilgilendirmez diyemez.
Estetiksizlik referensızlık demektir.
Biz neyin güzel neyin çirkin olduğunun ölçüsünü kaybetmiş durumdayız.
Müslüman insan sadece dinin ibadetlerini yapan değildir. "Allah güzeldir, güzeli sever" ayeti var. İslam , güzel bir dindir güzellği emreder. Her türlü güzelliği yapmak , yaptırmak teşvik etmek Müslüman için "Emri bil maFğruftur"
Eryaman'da ki kötü bir mescitle Süleymaniye'nin farkında değilsek biz ölçümüzü kaybetmişiz demektir.
Biz referansımızı kaybettik..
Eskiye dönüp yeni kriterler ölçüler bulmalıyız.
TİCARET OLİGARŞİSİ
- İslam'ın bugünkü Türkiyedeki görünümü; İslam medeniyeti yoktur görüşüne haklılık kazandırıyor.
Buna bizim ve kimsenin hakkı yoktur.
- 13. Asırda Hırıstiyan ticaret oligarişisi sanat ve estetiğe sahip çıkmasaydı rönasans yaşanmaz idi.Hırıstiyan oligarşisi sahip çıktığı için Hırıstiyan medeniyeti vardır. Hırıstiyanlar sahip çıktığı için insanın günlük hayatına hırıstiyanlığın medeniyet estetiği girmiştir.
Osmanlı'da sanata sahip çıkmıştır. Ortaya koyduğu eserler ortadadır.Osmanlı'da bir etnisiteden bahsetmek mümkün değildir. Osmanlı milleti diye bir şey yok. Osmanlı çeşitli etnisiteden oluşmuş bir ebru yada mozaiktir.
BİZİ BİZ YAPAN DEĞERLERE SAHİP ÇIKMALIYIZ
- Biz sahip çıkmadığımız için Müslümanın günlük hayatında İslam sanat ve setetiği nufuz etmemiştir. Şayet İslem sanat ve estetiğine sahip çıkar isek Mülümanın günlük hayatına İslam estetiği nüfuz eder.
- Amerikan kültürünün bizi muhasara altına almasını biz medeniyetimize sahip çıkarak küreselleşmeye, yabancılaşmaya direnç gösterebiliriz.
Bizi biz yapan değerlerimize sahip çıkmalıyız.
Bir yandan küreselleşirken bir yandanda kendi kimliğimize sahip çıkabilir, değişerek devam edebiliriz.
Bizde var olan ve devam eden şeyler hayatımıza girer ise değişerek kimliğimizi korumuş oluruz.
"YA , YA DA" AYRIMI "VE" BİRLİKTELİĞİ ÖNE ÇIKARIYOR
- Modernleşme ve batılaşma aynı anlamlara geliyor. Bizdeki modernleşme 'Batı tipi' modernleşmedir.
18. yy da başlayan Modernleşme hareketi gelenek ve gelenekle ilgili olanı 'ötekileştirmiştir'
Modernleşme hareketinde 'Ya doğuluyuz' ya ' batılı 'diye yabancılaşma ve ötekişeştirmedir. Her iki tarafta ötekileştirmiştir.
"Ya , yada " yerine "ve " kullanılsa idi "Doğulu" ve Batılı" değerlerimizi birleştirmiş olurduk. Her iki değer birlikte yürür çatışma ve ötekişeştirme sözkonusu olmazdı.
Türkiye'deki mesele 'Batılaşma ve gelenekselleşme' arasındaki çatışma değildir. Doğulu ve Batılı olmayı nasıl idrak etmekle ilgilidir.
Gelenekçiler, karşı tarafa 'Bunlar; Avrupalı, gavur' demiş.
Avrupalı gibi olanlar da "Bidon kafalı, göbeğini kaşıyanlar "diye itmiştir.
"Ya, yada" dediğnizde bu oluyor. "Ve" dediğinizde ise ortak değerleri öne çıkarıyor.
(Necati Çavdar)


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder