26 Mart 2022 Cumartesi

26 Mart 2011 ŞEF'İN ADAMLARI

 


https://www.facebook.com/necati.cavdar/posts/135523876520775

26 Mart 2011 
Herkese Açık ile paylaşılıyor
Herkese Açık
ŞEF'İN ADAMLARI

Necati Çavdar"Şef"in adamlar ı- 26 Mart 2011 albümüne 4 yeni fotoğraf ekledi.

26 Mart 2011 
ŞEF'İN ADAMLARI
Şef ölmüş..
Fransız doktora göre ise "verilen yanlış ilaçla" tedricen "öldürülmüş"
İçerdekiler, Şef"in çevresindeki "mason" arkadaş ve yetki verdiği kişileri suçluyor.
Ama sebeb ne olursa olsun.
O günün Dünyasının en pahalı ve kötü şöhret sahibi yatı, "saravona"bile kar etmemiş...
"ilah".."yaratıcı" ve "ebedi" gibi unvanlar verielen "şef" ölmüştü..
Ölen Müslümanlara, cenaze namazı kılınması, kalanlar için zaruri..
Genellikle açık ve aleni, halkın katılımıyla bu son" vazife" yerine getiriliyor.
Şef , ölünce cenaze namazını kılacak, kıldıracak olanlar; "Şef"ten geriye kalanlara kalmış.
Fakat kalanlar kıldı mı kılmadı mı, kıldırmadı mı?
Bilmiyoruz.
Bilenler de konuşmadı.
Hele "şef"in adamları hiç konuşmadı.
Ancak..
Sanki "şıracının şahidi" misali..
İmdadımıza her dönemin "yalakası ve yalancısı " olarak nitelenen, döneminde para getiren her kim varsa onu öğen Cemal Kutay yetişiyor.
Anadolu Ajansı'nın haberine bakılırsa cenaze namazı kılındı.
Zira ..
O sırada ajansın muhabiri olarak töreni takip eden Cemal Kutay, öyle diyor.
Fakat elde ne bir resim ne de başka bir görüntü yok. Ancak Dolmabahçe Sarayı'ndaki tabutunun etrafına kocaman 6 adet meşaleyi resimler, görgü şahitleri ispatlıyor.
İyi de bu "altı" meşale neyin simgesi idi?
Kimler yaktı bu altı şamdanı.. Pardon meşaleyi kimler dikti?
Gerçekten bu altı meşale , CHP'nin üçü Fransız laiklerinden üçüde Sovyetlerden aşırılan ve CHP'nin altı oku numu temsil ediyor idi?
Zamanında yayınlanan bir dergi 'Meşaleler ebediyete kadar yanacaktır' derken neyi kast ediyor idi?
Şef'in "Cenaze namazı " nı kılan ve kıldıranda konuşmamış.
Kimin kıldığı bilinmiyor.
Ama kaıldıran kişi biliniyor.
Anadolu Ajansı muhabiri Cemal Kutay 19 Kasım 1938 günü yaşanan..Ancak görüntülenmeyen, namzı kılanların anlatmadığı o sahneyi şöyle anlatır:
"Dolmabahçe Sarayı'ndaki hazırlıklar erkence başlamıştı. Büyük ölünün son ihtiram (saygı) nöbetini bekleyen yaverleri ve dostları, büyük üniformalı subaylar, vali ve belediye reisi, bu hazırlıklara nezaret ediyorlardı. (...) İçeride merasim başlamadan, ailesinin talebi ile büyük ölünün namazı kılınmak suretiyle hususi merasim yapılıyor. Tekbir Türkçe verilmiş, namazı İslam Tetkikleri Enstitüsü direktörü Ord. Prof. Şerafettin Yaltkaya tarafından kıldırılmıştır."
Makbule Hanım ağabeyinin cenaze namazı kılınmadan gömüleceğinden endişelenerek müdahale etmesi ve namazın kılınmasını isteyerek Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hasan Rıza Soyak'ı "Ağabeyimin cenaze namazı hangi camide kılınacak?" diye sıkıştırması üzerine mi o gün bu gün Devletluların emrindeki Anadolu Ajansı Cemal Kutay marifeti ile böyle bir haberi geçti...
O'nu da bilmiyoruz.
Olay doğru ise arşivlarda bir yerlerde vardır.
O yerlere hakim olanlar, öyle bir şey varsa bunu halkla paylaşmaya mecbur ve mahkumdurlar..
Aksi halde bunun vebali omuzlarındadır.
Öte yandan "Cenaze töreni" boyunca neden hiç "eller duaya kalkmaz" , "Allahuekber" sesleri de duyulmaz.
Bilen biliyor, biz bilmiyoruz.
Cenazesi kılınsa ne olacak, kılınmasa ne olacak..
Bunun sorumluluğu elbet cenazenin değil. Cenazeye vaziyet eden kalanlarındır.
Vebali var ise onlar hesabını verirler.
Fakaaaaaaaaaat...
Evet...
Fakaaaaaaaaaaat..
Sıkı durun...
19 Kasım 1938 sabahı hem de ,saat sekizi on geçe
Diyanet İşleri Başkanı Şerefeddin Yaltkaya'nın dört dakika süren . ‘‘Allahu ekber’’ yerine ‘‘Tanrı uludur’’ denilerek v e selâm verilirken de ‘‘Selâmun aleykum’’ değil, ‘‘Esenlik üzerinize olsun’’ sözleri kullanılarak yerine getirilen Dolmabahçe Sarayı'ndaki namaz sonrası top arabasına alınarak Ankara'ya gönderilen "şef"in cenazesinin hep "21 Kasım 1938'de Ankara Etnografya Müzesi'ndeki geçici kabre yerleştirildiği" bilinir.
Ancak...
"Ebedi şef"in cenaze işleri ile yetkili kurul bir zabıt tutar.
Abdülhalık Renda, Refik Saydam, Fevzi Çakmak, Kemal Gedeleç, Celal Üner ve Nevzat Tandoğan imzalı o resmi "zabıt"ta
"Ebedi şef Atatürk Etnoğrafya Müzesi dahilinde muvakkaten yaptırılan medfene... 31 Mart 1939 Cuma günü saat 14.00'te konulmuştur." deniyor..
Hani halka geçici kabir olan " Etnoğrafya Müzesi"ndeki yerine 21 Kasım 1938'de konulduğ söyleniyordu?
Peki, aradan geçen "dört" ay içerisinde "Ebedi Şeféin naaşı neredeydi.. Kimlerin elinde idi. Başında hala "altı" meşale yanıyor ve generaller ihtiram nöbeti tutuyorlar mıydı?
"Atam" diye diye kulakları sağır edenler..
Buyurun "cenaze namazına"..
Önder Demir ve 1 diğer kişi
3 Yorum
1 Paylaşım
Beğen
Yorum Yap
Paylaş

3 Yorum

  • Necati Çavdar
    GİZLENEN NE?
    (Alıntıdır)
    ATATÜRK'ÜN GİZLENEN VASIYETİ HALA SAKLANIYOR [HQ]
    VATİKANIN BİLDİĞİ TÜRK HALKININ BİLMEDİĞİ “ATATÜRK’ÜN GİZLENEN VASİYETİ”
    ATATÜRK’ÜN GİZLENEN VASİYETİNDE NELER VAR?!
    28.KASIM.1938 AÇILAN VASİYETE PAPA BEDİKTUS 28.KASIM 2006’DA ANIT KABİRE GELEREK GÖNDERME Mİ YAPTI?
    Atatürk’ün Jandarma İstihbarat subaylarından TEŞKİLAT-I MAHSUSACI ve aynı zamanda “Türk Polis Teşkilatı”nın kurucularından Mehmet Rifat Efendi’nin en büyük mirası ATATÜRK’ÜN GİZLENEN GERÇEK VASİYETİ. 28 Kasım 1938’de yani Atatürk’ün ölümünden 18 gün sonra ikindi vakti saat 15’te Ankara 3. Sulh Hukuk TRK Mahkemesinde açılan bu vasiyetten çıkan iki tane zarf var. Biri herkes tarafından bilinen 6 maddelik vasiyet diğeri ise 50 yıl sonra açılsın diye Ankara/Ulus’taki Ziraat Bankası kasalarına anahtar uydurulur diye tedbiren kaynakla kapatılan vasiyet!..
    Bir aile düşünün 12 Temmuz 1963 yılından itibaren günü geliyor diyerek bu gizli vasiyetin açıklanması için tüm ömürlerini vakfetmişler. Bunlar Alaaddin TUMLUER ve oğlu Meriç TUMLUER...
    İşin ilginç yanı tıpkı Atatürk’ün GENÇLİĞE HİTABESİ VE NUTUK’da şifrelediği ancak bu vasiyette üzerlerini açtığı sırlar kadar baba-oğul da bir sır küpü. BU SIRRIN en önemli kaynakları ise Atatürk’ün sıradışı istihbarat subayı MEHMET RİFAT EFENDİ’nin oğlu SELAHADDİN Bey, oğlu ALAADDİN Bey ve torunu MERİÇ Bey. 1988 YILINDA AÇILACAK VASİYETE KİMLER HANGİ HAKLA EL UZATTI Alaaddin Tumluer ve oğlu Meriç Tumluer’in ATATÜRK’ÜN GİZLENEN VASİYETİ’nin AÇIKLANMASI için başlatılan çalışmaları 12 Nisan 2005 tarihindeki dilekçe ile ilk duruşma 04 Mayıs 2005 tarihiyle birlikte Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesi’ne taşınıyor ve bir dizi 7 celse duruşma gerçekleşiyor.
    Bu celselerde Baba-oğul Tumluerler’in başta GENEL KURMAY, MİT MÜTEŞARLARI, TÜM İSTİHBARAT BİRİMLERİ YETKİLİLERİ, CUMHURBAŞKANLARI, TBMM BAŞKANLARI, BAŞBAKANLAR, BAKANLAR, SİYASİ PARTİ LİDERLERİ, MİLLETVEKİLLERİ,İŞ ADAMLARI, neredeyse topçu ve popçuların dahi bilgilendirildiği açıklanıyor ve bizzat evraklar açılıp, okunuyor. Özellikle Mahkemenin 12/Temmuz/2005 tarihinde görülen 3. celsesindeki; “22.01.1964 TARİHİNDE BÜTÜN tarihi belge, vesika, evrak ve eşyaların Genel Kurmay Başkanlığı HARP TARİHİ DAİRESİ (ki günümüzde ATESE/Askeri Tarih ve Stratejik Araştırmalar Merkezi olarak adlandırılıyor/Hakan Yılmaz Çebi)) Temsilcilerin 1 numaralı kasadaki değerli eşyaların ise 29.04.1964 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığına, Maliye Bakanlığı yetkilileri tarafından usulüne uygun şekilde devir ve teslim edilerek kasaların içinin tamamen boşaltıldığı, kasa anahtarlarının yedekleriyle birlikte Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü Merkez Şube Yetkililerine teslim edildiği Ankara Cumhuriyet Baş Savcılığı’nın 27.05.2005 tarih ve 3/9341 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesinden anlaşılmıştır.” İfadesi 50 yıl sonra bizzat Atatürk tarafından açılması için telkin edilen vasiyete kimlerin, milletin kurumlarındaki nüfuzlarını kullanarak yetkileri dışında, üstelik her fırsatta ATATÜRK İLKE VE INKILAPLARININ BEKÇİSİ OLDUKLARINI söyleyerek suç işleme cüretinde bulunduklarını belgelendiriyor.
    Meriç Tumluer bu gelişmeler üzerine, “ Heyet Başkanı olan Kurmay Albay Remzi Tetik ve özel yeminli ekibinin İSTİKLAL SAVAŞI TARİHİ ile ilgili hazırlanan yazıya kaynak olabilmesi bahanesiyle teslim, tesellüm tutanakları imzalanarak alınan bu evrakların TADADİ dökümlerinin istetilmesi ve ortaya çıkarılması için dönemin İstanbul milletvekili EMİN ŞİRİN’le birlikte bir dizi çalışmaya giriyor.
    DİĞER TARAFTAN MERİÇ TUMLUER, BİR TAKIM ÖZEL İSTİHBARATLARA (!) DAYANARAK BİZLERE, ATATÜRK’ÜN KUTSAL VASİYET DİYEBİLECEĞİMİZ GİZLENEN VASİYETİ İLE İLGİLİ İLK MÜTECAVİZ OLAYLARIN BİZZAT İNÖNÜ TARAFINDAN 1942 YILINDA KASALAR AÇILARAK YAPILDIĞINI DA SÖYLEDİ. “NETEKİM PAŞA” DARBEYİ NİYE VASİYET AÇIKLANMADAN ÖNCE YAPIYOR?!
    . PEKİ GİZLENEN VASİYETTE NELER VAR!
    Meriç Bey’in elinde Atatürk’e ait olan Osmanlıca(eski yazı) yazıların gizli vasiyetler olduğunu öğrendim. Bu vasiyetler kendisi masonik şeytanlar tarafından zehirlenme trafiğini fark ettiğinde bizzat kendisi tarafından zaman zaman kaleme alınmış daha sonra kenarlarından KIRMIZI BİR BAL MUMUYLA MÜHÜRLETTİRİLİP KAPATILARAK, 10.Kasım.1988 tarihinde açılmak üzere Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü’ndeki özel kasalara hapsetmiş.
    GAZİ PAŞA GİZLENEN VASİYETİNDE AŞAĞIDA SIRALADIĞIMIZ gelecekle ilgili öngörülerde bulunurken; MİRAÇ GECELERİ BAŞTA OLMAK ÜZERE KUTSİ GECELERDE YERYÜZÜNE İNEN İLAHİ MESAJLARA VE BU MESAJLARA AÇIK ALLAH DOSTLARINA DAYANIYOR. TIPKI FATİH SULTAN MEHMET’İN YANINDAKİ AKŞEMSEDDİN HAZRETLERİ GİBİ...
    1- TÜRKİYE PETROL DENİZİ Vasiyetin yeni Türkçe’ye çevrilmiş bir kısım metnini gördüğümde ATATÜRK TÜRKİYE’DE YOK DENİLEN PETROL SAHALARINI DAHA O DÖNEMDEN TEK TEK ADRESLERİYLE BİRLİKTE BELİRTMİŞ. GAZİ PAŞA, DERİNDE ANCAK PEK ÖNEMLİ PETROL REZERVİ ÜLKE OLDUĞUMUZU AÇIKLAMIŞ... (Bu konuda özel bir ekiple hazırladığımız; “TÜRKİYE’DE PETROL VAR”, “PARA-PETROL SON PERDE”, “TÜRKİYE’NİN PETROL SAVAŞLARI” kitaplarımıza başvurulabilir... HAKAN YILMAZ ÇEBİ, www.hakanyilmazcebi.comwww.netpano.com) ATATÜRK MEHDİ HAREKETİNİ 1988 YILINDA MI BEKLİYORDU!..
    2- ATATÜRK VASİYETİNİN 50 YIL SONRA AÇILMASINI İSTERKEN, MEHDİ/BÜYÜK TÜRKİYE HAREKETİ’Nİ 1988 YILINDA BEKLEDİĞİ İÇİN Mİ VASİYETİNİN BU YILDA AÇILMASINI İSTEDİ? VASİYETTE ÜLKENİN MANEVİ BATARYALARI BOŞALMIŞTIR DİYEREK DİN VE KURTARICI HAREKET HAKKINDA PEK ÖNEMLİ BİLGİLER VERİYOR... ATATÜRK HZ. İSA’YI AYASOFYA’DA MI BEKLİYOR?
    3- GAZİ MUSTAFA KEMAL; HZ. İSA’YI AYASOFYA’YA İNECEK OLARAK DÜŞÜNÜYOR. SON PAPANIN DA ATANIN VASİYETİNİN İLK AÇILDIĞI 28. KASIM.1938 YILINA NİSBETEN 28.KASIM.2006’DA GELMESİ DE ATATÜRK’ÜN VATİKAN TARAFINDAN BİLİNEN VASİYETİYLE İLGİLİ OLDUĞU BİLİNYOR... TÜRKİYE DEMOKRATİK OSMANLI CUMHURİYETLER BİRLİĞİ
    4- Gazi Paşa Türkiye Cumhuriye’nin ileride “TÜRKİYE DEMOKRATİK OSMANLI CUMHURİYETlLER’i” çatısı atında tüm İslam ve Türk dünyasını toplayacağını EVELALLAH öngörüyor. VE ATATÜRK’ÜN Kürt-Türk-Pomak-Çerkez-Çeçen-Adige-Gürcü ayırımı yapmadan mirasına düşen başta Zonguldak Kömür, İş Bankası hisseleri gibi gelirleri olmak üzere tüm gelirleriyle ilgili çocukların eğitim masrafları için bıraktığı tasarrufları..
    . VASİYET ŞU ANDA AİHM’DE, AİHM KARARIYLI AÇIKLANMADAN EVVEL NAMUS VE ŞEREF SÖZÜYLE DEVLETİ İDARE ADINA YEMİNLİLERİN YEMİNLERİNİN SÖZDE OLMADIĞINI GÖSTERMESİNİ BEKLİYOR!..
    23. KATEGORİNİN RUHU YAYILIYOR!!! HAKAN YILMAZ ÇEBİ HALK BİLİMCİ (www.hakanyilmazcebi.comwww.netpano.com)
    TÜM DETAYLAR MPL TV HAZIR KITA (TÜRKSAT-3A/D-SMART VE İNTERNET) DA...
    TARİH: 3O.ARALIK.2008 (SALI) Konuyla ilgili daha net bilgiler almak için Meriç Tumluer'in sahibi olduğu Asil Türk Milletimize Ait siteleri ziyaret edebilirsiniz: www.ataturkungizlivasiyeti.com www.ataturkungizlenenvasiyeti.com www.ataturkunverasetivevasiyeti.com
    (Necati Çavdar'ın notu..
    Şayet..Rabim nasip ederde tÖmrümüz vefa eder ise milletimizle paylaşmak için " Bu ve benzer konularla ilgili bir makale" üstüne çalışıyoruz..)
    2
  • Yasin Yiğit
    50 yıl daha itmemişmi amca

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İlber Ortaylı ... "Allah'ın İşine bak.. Müslümanlığı öğrenmek için geldi, Misafir olduğu aileyi Müslüman etti "

  Bu gün ajanslar  İlber Ortaylı hocanın vefat ettiğini  bildiriyorlar. Daha önce yazmıştım. Ancak nerede olduğunu unuttum Bu vesile ile bir...