https://www.facebook.com/photo?fbid=10150208766642700&set=a.379256432699
Kazım KARABEKİR
//////////////////
https://www.facebook.com/necati.cavdar/posts/pfbid0rToo5VcU2HSKtwWbg8PFHCbtxRjSShhYoKRVCDG4tdtRmce15JCuoXzYwuRWBnYkl

////////////////////////////////
https://www.facebook.com/necati.cavdar/posts/pfbid0FkQjh7KSbqxhfydhN7GEW2FPNxFdrT9V5RxC7D4kteSKThgym92kMjtYfxXYfRNpl
Necati Çavdar, Bilal Sürgeç ile birlikte.
Kazım Karabekir ve ...
Mustafa Kemal,
İzmir suikasti bahanesiyle Kazım Karebekir paşa için "ali"ler divanına "idam" kararı verdirir.
Kazım paşayı "Ali"ler divanına vermeyen Başvekil Mustafa İsmet için de Tutuklama kararı verirler.
Araya Mareşal Mustafa Fevzi girer.
Kazım paşa tam 15 yıl gözden uazk gözetim altında tutulur. Arkasına hafiye takılır.
2 harp bitmiş. Demokrasi cephesi kazanmıştır
"Milli Şef" Mustafa İsmet, demokrasi yanlılarına yaranmak için "gizli oy, açık tasnif"ten vaz geçip serbest seçime razı olmak mecburiyetinde kalır.
Genel Kurmay başkanlığından alınan Maraşal Mustafa Fevzi paşa, Demokratlar listesinden "bağımsız aday" olarak seçime katılır.
paniğe kapılan Milli Şef",Mustafa İsmet, soluğu göz hapsindeki Kazım paşa yanında alır.
Cumhurbaşkanı vekilliği(meclis başkanı) rüşvetiyle CHP'den mebus adayı olması sağlanır
Kazım karabekir, Meclis Başkanı olur.
O sıfatla da vefat eder.
"netekim " "our boys" şerefsizliğine terfi eden Kenan Evren , Angara çiftlik de "Devlet mezarlığı "olarak yaptırdığı ucube mezarlığa Kazım Karabekir Paşayı da İstanbul'dan taşır.
//////////////
Olay İnönü vakfı sitesinde şöyle yer almış:
Kalpleri her zaman bir, iki arkadaş: Kâzım ve İsmet Paşalar
1 Ocak 1919’da İsmet İnönü, daha sonra kitap olarak da yayımlanan, hayatındaki önemli olayları günlük tarzında not aldığı meşhur Defterler’in ilk sayfasına not düşerek imzasını atmış: “1919 senesinde Kâzım beni hep hatırlayacak.”
Bu notun altına İsmet Paşa’nın ömrü boyunca hep dostu kalan Kâzım Paşa (Karabekir) da karşılık vermiş ve imzasını atmış: “İsmet dahi beni böyle hatırlayacak.”
İsmet ve Kâzım Paşaların arkadaşlığı çok eskilere gider. Takvimler henüz 1905’i gösterirken, Askeri Harp Akademisi’nde “Kâzım Zeyrek” ve ondan bir sınıf küçük olan “İsmet Aksaray”, devrimcilik yolunda kader birliği etmiş iki kafadardı. İsmet İnönü, 1918 Mondros Mütarekesi’nden sonra İstanbul’a gelen Kâzım Karabekir Paşa ile olan ilişkisini, daha sonra Sabahattin Selek’e anlattığı Hatıralar’ında şöyle aktarır:
“Kâzım Karabekir Paşa da İstanbul’a gelmişti. O Kafkas Cephesi Kolordu Kumandanı idi. Kolordusu lağvolmuş, çağırmışlar geldi. Zeyrek’te bir evi vardı. Orada otururdu. Mütarekenin bu dağınıklık ve keşmekeş içinde geçen günlerinde Karabekir Paşa ile çok görüştüm.”
Kader birliği savaş boyunca da devam etmiş, muhalefete geçen Kâzım Karabekir’i İstiklal Mahkemesi’nin hışmından koruyacağım derken, Başbakan İsmet Paşa’nın kendisi de tutuklanma tehlikesi atlatmıştı. İnönü’nün 1939’da başlattığı “kırık kalpleri tamir etme” kampanyasının ilk muhatabı da, bu kez TBMM Başkanlığı’na kadar yükselecek olan Kâzım Karabekir’di.
/////////////////
https://www.facebook.com/necati.cavdar/posts/10154949070327700
KARABEKİR
8 Haziran 2011 Çarşamba günü Ankara'da
Kazım Karabekir Paşa'nın kızı
Timsal Karabekir Yıldıran hanım ile karşılaşıyoruz.
"Gelmişken Devlet Mezarlığında babamın mezarına uğrayıp Fatiha okuyayım dedim. Saat beşte kapatıyorlar. Gidemedim.. Burası müze diye kapatıyorlar..." diyor.
Bende "geçenlerde oradaydım.. Ancak orada normal mezarlık da ki ruhaniyet yok...Emin olun Fatiha okumak içimden gelmedi. Ama babanızın mezarına gelince okudum.
Orası daha bir resmi tören alanı gibi .İnsan dua etmekte zorlanıyor.. Cemal Gürseller...ve Kazım Karabekirler... Yan yana bence hiç iyi olmamış" diyorum..
"Evet..Normal mezarlık havasında değil..
Pişman olduk ama bir kere oldu. Nakil için bana sordular. Benim hiç gönlüm razı değildi. Ablam var. Ablama sordum. 'Tamam 'dedi. Naklettiler. Mezardan kemiklerini alırken sanki ruhunu da alıyorlar gibi geldi. Çok pişman olduk. Nede olsa mezarında ruhu toprağa karışıyor gibi geldi. Fakat burası çok yavan..Sanki mezar değil gibi..." diyor.
Daha başka konularda konuştuk..
Yeri geldikçe nakledeceğiz..
Hele babasının "göz" hapsinde tutulduğu dönemde yazdığı şiiri..Kendi sesinden okudu.
Timsal hanım, "Paşalar kavgasına" dair "yaşanan yaşanıyor. Kader" diyerek fazla bir şey anlatıp, konuşmasa da...
Kazım Karabekir "göz hapsinde" olduğu, peşinde sivil polislerin dolaştırıldığı dönemde yazdığı şiirinde çok şey anlatıyor. Hem de çok şey.
Necati Çavdar, Orhan Erdoğan ile birlikte.
8 Haziran 2011 Çarşamba günü Ankara'da
Kazım Karabekir Paşa'nın kızı
Timsal Karabekir Yıldıran hanım ile karşılaşıyoruz.
"Gelmişken Devlet Mezarlığında babamın mezarına uğrayıp Fatiha okuyayım dedim. Saat beşte kapatıyorlar. Gidemedim.. Burası müze diye kapatıyorlar..." diyor.
Bende "geçenlerde oradaydım.. Ancak orada normal mezarlık da ki ruhaniyet yok...Emin olun Fatiha okumak içimden gelmedi. Ama babanızın mezarına gelince okudum.
Orası daha bir resmi tören alanı gibi .İnsan dua etmekte zorlanıyor.. Cemal Gürseller...ve Kazım Karabekirler... Yan yana bence hiç iyi olmamış" diyorum..
"Evet..Normal mezarlık havasında değil..
Pişman olduk ama bir kere oldu. Nakil için bana sordular. Benim hiç gönlüm razı değildi. Ablam var. Ablama sordum. 'Tamam 'dedi. Naklettiler. Mezardan kemiklerini alırken sanki ruhunu da alıyorlar gibi geldi. Çok pişman olduk. Nede olsa mezarında ruhu toprağa karışıyor gibi geldi. Fakat burası çok yavan..Sanki mezar değil gibi..." diyor.
Daha başka konularda konuştuk..
Yeri geldikçe nakledeceğiz..
Hele babasının "göz" hapsinde tutulduğu dönemde yazdığı şiiri..Kendi sesinden okudu.
Timsal hanım, "Paşalar kavgasına" dair "yaşanan yaşanıyor. Kader" diyerek fazla bir şey anlatıp, konuşmasa da...
Kazım Karabekir "göz hapsinde" olduğu, peşinde sivil polislerin dolaştırıldığı dönemde yazdığı şiirinde çok şey anlatıyor. Hem de çok şey..




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder