27 Ocak 2022 Perşembe

Diyarbakır'dan hatıralar

 

Diyarbakır'dan hatıralar















































::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::
Diyarbakır Halk evi
Assubay orduevi..























Kentin sur dışına açıldığı ilk güzergâhtan biri olan Elazığ Caddesi üzerinde bulunan Valilik Lojmanı, Subay Orduevi ve Astsubay Orduevi, Cumhuriyetin ilanından sonra, 1930’lu yıllara doğru inşa edilen ilk kamu binalarıdır. 

İki katlı olan Subay Orduevi, çokgen köşe salonu ve klasik Osmanlı dönemine ait sivri kemerleri, kat yüksekliğini gösteren yatay silmeleri ile Birinci Ulusal Mimarlık akımının bazı ilkeleriyle benzerlik gösterir. Yapının dış cephesi, birkaç küçük müdahale dışında özgünlüğünü korumaktadır. 1940’lı yıllardan sonra bir dönem Halkevi olarak da kullanılan bina, bugün Orduevi olarak kullanılmaktadır.

Üç katlı olan Astsubay Orduevi, Elazığ Caddesi üzerinde, Valilik Lojmanı ile Subay Orduevi’nin yanında yer alır. Yapıldığı dönemlerde Halkevi olarak da kullanılmıştır. Merkezinde, yaklaşık 250 kişilik çok amaçlı salon bulunur. Binanın tüm mekânları merkezdeki salonu çevreleyecek şekilde, simetrik olarak tasarlanmıştır. Betonarme ve tuğla yapım sisteminin kullanıldığı binanın dış cephesinde, bina köşelerinde, döşeme kotunu gösteren yerlerde ve pencere aralarında profilli çıkıntılar bulunur. Özgün halinde üst örtüsü parapetle çevrili teras çatıdır. Sonradan yapılan değişikliklerle üst örtü çatı olarak yenilenmiştir.








Dağ Kapı’nın hemen kuzeyinde, dinamitle yıkılan surların dışına, o dönemde tüm illerde olduğu gibi bir halkevi yapılmıştır. Diyarbakır Halkevi, ilk açılan on dört halkevinden biridir. Dağ Kapı Meydanı’na bakan önemli bir noktada inşa edilmiştir. Uzun yıllar halkevi olarak hizmet veren bu bina, Şehir Sineması ve Erkek Sanat Enstitüsü (1949’lu yıllarda) olarak da kullanılmıştır. Daha sonra satılan bina, bir dönem de Yenişehir Sineması olarak kullanılmış, 1991’de yıktırılmıştır.

Bir Rus mimar tarafından tasarlanan Halkevi binasında, temsil, spor, halk dershaneleri, kurslar, kütüphane ve yayın ile müze ve sergi ihtiyacını karşılayacak mekânlar tasarlanmıştır. Halkevi’nin büyük ve geniş bir temsil salonu vardır. Bugün sadece fotoğraflarından incelenebilen bina, süslemeden arındırılmış cepheleri, köşe pencereleri ve yuvarlak pencereleri ile modern mimarinin özelliklerini taşımaktadır.

15 Kasım 1937’de Diyarbakır’a gelen Mustafa Kemal , Halkevi’ni ziyaret etmiş ve binanın modern mimarisine dikkat çekerek “Dünyanın en güzel ve en modern bir binası içinde; modern, nefis bir musiki dinleyerek, beşeriyetin medeni bir halkı huzurunda; bu halkın evinde; duyduğum zevk ve saadetin ne kadar yüksek olduğunu elbette takdir edersiniz; bunu kaydetmekle bahtiyarım” demiştir.

https://gazetedetay.com/cumhuriyet-doneminde-diyarbakirda-kamu-binalari


Diyarbakır Subay Orduevi..
GÖKDELEN 



DİYARBAKIR merkezde 42 yıl orduevi olarak kullanılan bina;
 Güneydoğu'nun gökdeleni olarak biliniyordu.

Diyarbakır'da 1971 yılında otel olarak hizmete açılan, 2 yıl sonra da Türk Silahlı Kuvvetleri'ne satılıp, orduevine dönüştürülen 13 katlı bina ;O dönem bölgenin en yüksek binası olan ve vatandaşlar arasında ''gökdelen'' olarak adlandırılıyordu.

Diyarbakır’ın merkez Yenişehir ilçesindeki Dağkapı’da, tarihi surların karşısında, 1960’lı yıllarda Tatlıcı ailesi tarafından  yapımına başlanan bina  "Tatlıcı Oteli" diye  1971 yılında hizmete alındı.


Otel Tatlılıcılar diye  hizmet veren bina  2 yıl sonra Türk Silahlı Kuvvetleri'ne satıldı.




Orduevinin karşısına yapılan otel, Tatlıcı Ailesi’nin İstanbul’a göç etmesiyle 1973 yılında TSK’ya satıldı ve Subay Orduevi olarak kullanılmaya başlandı.

Bölgenin ‘gökdelen oteli’ olarak bilinen 13 katlı binanın, orduevine dönüştürüldükten sonra karşısında bulunan diğer orduevi binası ile yolun altından tünel kazılarak, bağlantısı sağlandı. TSK’nın 1973 yılında alıp, orduevi olarak kullandığı bina 3 yıl önce boşaltıldı.

Mülkiyeti TOKİ aldı

Orduevinin boşaltılmasıyla binanın mülkiyeti, TOKİ’ye verildi. TOKİ, bunun karşılığında 7’nci Kolordu Komutanlığı yerleşkesinde modern bir orduevi yapmak için geçen mayıs ayında ihale açtı.


Halk arasında ''gökdelen'' olarak adlandırılan bina, Subay Orduevi olarak kullanılmaya başlandı. Orduevine dönüştürüldükten sonra binanın karşısında bulunan  eski Halkevi olan ve   1976-1978 yıllarında kaldığım Assubay ordu evi olarak  kullanılan  bina ve  yanındaki  ordu pazarına  gitmek için   yolun altından tünel kazılarak, alt geçit yapılarak bağlantısı sağlandı.

42 yıl orduevi olarak kullanılan bina, 2015 yılında boşaltılarak, mülkiyeti Toplu Konut İdaresi'ne (TOKİ) devredildi. TOKİ, bunun karşılığında 7'nci Kolordu Komutanlığı yerleşkesinde 2 yıl önce orduevi yapımına başladı.

42 yıl orduevi olarak kullanılan bina, 2015 yılında boşaltılarak, mülkiyeti Toplu Konut İdaresi'ne (TOKİ) devredildi. TOKİ, bunun karşılığında 7'nci Kolordu Komutanlığı yerleşkesinde orduevi yapımına başladı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca 5 yıldır atıl durumda olan bina için yıkım kararı alınarak yıkıldı.


Vali Güzeloğlu sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, orduevinin alanının Dağkapı Meydanı projesine dahil edileceğini ifade etti. 


,,,,




Diyarbakır Orduevi neden yıkılmamalıydı?

Diyarbakır'ın simgeleşmiş yapılarından Orduevi Ekim'de tamamen yıkıldı. Buna sevininler oldu ancak bugün siz beğendiğinizi korur, beğenmediklerinizi yıkarsanız, yarın da bir başka ideoloji veya güç sizin beğendiklerinizi yıkıp kendi beğendiğini korur.
Diyarbakır Orduevi neden yıkılmamalıydı?


https://bianet.org/yazi/diyarbakir-orduevi-neden-yikilmamaliydi-236544




ORDU EVİ



:::::::::::::::::::::::::
Askeri Hastane..




21 gün kaldığım 
bitlisli iğnecinin iğne yapacak yer bulamadığı , hastane

Ramazan ağamın Fransa dan hediye getirdiği grundig teybimden  "Yine hüzünlendim  ben yine" 
akşam oldu 
şarkılarını dinlerdik.. 


::::::::::::::::::::::







Mardin'den Diyar Bakr'a yolculuk"
(Merdin) de dört gün kaldık, (Kürtler) diyarı (Kürdistan) geçtik, Osmanlı padişahına ve mistik Şah'a tabi Müslüman halk. Solumuzdaki Arap çölünden çıktıktan sonra Avrupa'dakine benzer ağaçları görmeye başladık, Bağdat'tan beri palmiye ağacından başka bir şey görmedik. Üzüm kromu bu yol boyunca uzandı. Üçüncü gün Diyar Bakr'a geldik, şehrin dışında kamp yaptık.
1653 yılında Musul, Mardin ve Diyar Bakr üzerinden Kürdistan'ı ziyaret eden ve Kürt halkı hakkında önemli bilgiler yazan Fransız seferi "Boulay Le Jos"a atfedilen Mardin Wamad (Diar Bakr) iki şehri hakkındaki bu belirgin metne göre. Gezgin, Mardin ve Dyar Bakr'ın Kürdistan diyarı, Kürt Müslümanların diyarı olduğunu yazdı ve geldi. Keşif, Irak'ın başından Bağdat'a yaptığı seyahate atıfta bulunarak solunda Arap Çölü'nü terk ettiğinden söz edildi.
Kürdistan ve Kürt halkı hakkında şöyle diyorlar: Kürdistan, Digla Nehri'nin kuzeyinde bulunan belirli bir Müslüman halktan oluşan bir Türk kelimesidir, yani ikamet yeri anlamına gelen "Stan" ya da "Kürtler Diyarı" ya da "Kaledanlar Diyarı" denildiği gibi. Bazıları Osmanlı padişahına sadık, bazıları ise mistik Şah ile müttefik.
Kaynak:
Boullaye-le-Gouz'un Lordu, Anjou'dan bir beyefendi (Centilmen Angevine).
Yayın Detayları:
1653 yılında Gervais Clousier tarafından Paris'te yayımlandı (M. DC. YALNIZ. ) ve Kardinal Capponi'ye adanmıştır.
Cordy Mardini sayfasından alınmıştır


https://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=pfbid0qE2wz4dse8eeAmsxVJV3nbDeMekwy5TQH5zb5vqaUo6zADEi6TPRa6RC4BtGHRyXl&id=100064582252381

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

'EYLÜL - DER ' den arkadaşım Tayyip beyin Albaylarından Rahmi Yıldırım .. .. Bu Evren'i terk etti..16 Nisan 2026

  'EYLÜL - DER ' den arkadaşım Tayyip beyin Albaylarından Rahmi Yıldırım .. .. Bu Evren'i terk etti.. (Kenan #Evren , komünist ...