DAVAYA “NÜKLER” KARIŞTI....
28 Şubat Davası 9 Ocak 2018
İkinci Gün NOTLARI
Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen "28 Şubat" davasında dönemin Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı ve Genelkurmay İkinci Başkanı emekli Orgeneral Çevik Bir'in de aralarında bulunduğu 103 sanığın yargılandığı duruşmada, sanıkların esas hakkındaki görüşlerini anlatmaya devam ediyor.
Biz de dinledik.
İlginç şeyler anlatıyorlar.
ERBANAN’a Saygı ve FETO KUMPASI
Sanıklardan eski Jandarma Genel Komutanı emekli Orgeneral Fevzi Türkeri, 28 Şubat soruşturmasının, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensubu olduğu için meslekten ihraç edilen savcı Mustafa Bilgili ve yardımcısı Kemal Çetin tarafından hazırlandığını,
Bu iddianamenin hazırlanması sırasında FETÖ'nün Genelkurmay temsilcisi olan ve 15 Temmuz'da ihraç edilen Muharrem Köse'nin sanıklar aleyhine sahte bilgi ve delille katkıda bulunmsının FETO kumpası olduğunu ortaya koyduğunu iddia etti.
28 Şubat döneminde Genelkurmay Karargahı'nda tümgeneral rütbesiyle İstihbarata Karşı Koyma ve Güvenlik Daire Başkanı olarak görev yaptığını belirten Türkeri,
Vazifesini milli güvenlik siyaset belgesi ve komutanlarının direktifleri çercevesinde yasal zeminde yaptığını iddia ederek hiç kimseye zarar vermediğini, şikayetçilerden hiç birinide tanımadığını, MİT, Jandarma ve Emniyet istihbarattan gelen bilgileri değerlendirdiğini ve Komuta katına sunduğunu ileri sürdü.
Türkeri, "İrticai faaliyetlerdeki ivmeyi tespit eden, devletin istihbarat birimleri, yani MİT ve emniyettir. Bu çalışmalaraGenelkurmay'ın hiçbir katkısı yoktur. Zaten Genelkurmay'ın imkan ve kabiliyetleri ile teşkilat yapısı da böyle tespit ve değerlendirme yapmasına uygun değil." dedi.
“BÇG'nin yasa dışı bir yapı olmadığını..” söyleyen Türkeri;
“Genelkurmay bünyesinde gelişmelere göre çeşitli çalışma grupları kurulabilir. BÇG de bunlardan biridir. Yasa dışı bir yapı değildir. Hiyerarşik yapı içinde, bunun dışına çıkmadan görev yapmıştır. BÇG'nin mevcut hükümeti ıskata yönelik hiçbir eylemi yoktur. Merhum Necmettin Erbakan'ın da bu yönde bir beyanı bulunmuyor. TSK'nın, Erbakan'ın istifasıyla hiçbir ilgisi yok. Erbakan tarafından Demirel'e sunulan istifa dilekçesinde, 'Koalisyon protokole uygun olarak başbakanlığın Doğru Yol Partisine geçebilmesi için başbakanlıktan istifa ediyorum.' demiştir. Erbakan, istifasının gerekçesinde bunu dile getirdi, TSK tarafından hükümete baskı ya da şiddet uygulandığını ima dahi etmedi. Mahkemeye çağrılarak Doğru Yol Partisinden istifa için askeri cenahtan baskı olup olmadığı sorulan milletvekilleri de böyle bir baskının olmadığını açıkça beyan etti. 28 Şubat döneminde mücadele edilen hükümet değil, irticadır. TSK'nın çalışmaları da devletin istihbaratla görevli kurumlarının raporları doğrultusunda gerçekleşmiştir. O dönemin MİT ve emniyet raporları incelendiğinde irticaya ayrıntılı tespitler yapıldığı görülecektir.
MİT, 28 Şubat günü öncesi Başkomutan Süleyman Demirel’e de brifing vermiştir.
28 Şubat dönemindeki faaliyetler siyasi iradenin bilgi ve onayıyla yapıldı. Dolayısıyla bu faaliyetler hükümete değil, irticaya dönüktür."şeklinde konuştu.
"'Silah kullanırız' ifadesini kullanmadım"diyen Türkeri şöyle devam etti:
“Genelkurmay Başkanlığının yasal karargah çalışmaları iddianameye kasıtlı olarak illegal faaliyetler olarak yansıtılmıştır. Savcılığın bu mantığına göre Genelkurmay'da hiçbir faaliyette bulunulmaması gerekir.
Kapıya kilidi vurmak lazım. Nasıl ele geçtiği belli olmayan, imzasız ve tarihsiz her yazının delil kabul etmesi ve bu belgelerin iddianameye koyması dikkat çekici.
İddianamedeki yorum ve değerlendirmeler FETÖ etkisi doğrultusunda yazılmıştır, doğruyu yansıtmamaktadır. Kargo ile Tamer Tatar'a gönderilen 5 numaralı CD en önemli delil olarak iddianameye konulmuştur ve iddianame buna göre tanzim edilmiştir. Bu CD'yi inceleyen bilirkişilerden bazıları FETÖ üyeliği iddiasıyla suçlanıyorlar. Böyle insanların verdiği bilirkişi raporuna itibar etmek mümkün mü? Bu CD'yi daha sonra inceleyen ODTÜ heyeti ise CD'nin birçok bakımdan güvenirliğinin olmadığı, dosya içeriğinin değiştirildiği, bu haliyle delil sayılamayacağı açıkça ortaya konulmuştur."
-Savcılık makamının,- Mustafa Bilgili'nin yanlı, FETÖ'nün örgütsel çıkarları doğrultusunda ve intikam duygusuyla hazırladığı iddianame doğrultusunda mütalaa yaptığını savundu.
Türkeri, 1999'da Genelkurmay karargahında verdiği brifingle ilgili, "Bazı kurum ve basın mensuplarına verilen brifinglerden, yargı mensuplarına verileni benim sunmamı Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı tarafından emredildi. Toplantıya kimlerin katılacağı hususunda hiçbir bilgim yok. Bu brifing bir karargah çalışması sonucu hazırlanmıştır. İçeriği Genelkurmay Başkanı tarafından onaylanmıştır." dedi.
“SİLAH KULLANIRIZ”
Türkeri, brifing de "Silah kullanırız" ifadesi kullandığına dair iddiayı da yalanladı fakat avukatı.. “Silah kullanırız ifadesi siyasi iktidara karşı değil, dom uzbağı ile adam öldüren, şeriat gelecek.Kanımız aksada zafer İslamın vs diyen guruplar için kullanılmıştır.İleri giderseniz silahla durdururuz , olayları böyle önleriz diye kullanılmıştır” şeklinde konuştu..
“EMRE UYDUM”
“Siyasetçiler yemin ediyor yeminlerine sadık değil” diyen
Avukatı, Genelkurmayda ki yargı ve basına verilen brifingler için; “Türkeri’nin yukardan aldığı emre karşı brifinge katılmama diye bir şeyi yoktur. Genel Kurmay başkanının embirifingi icra etmiştir.. Birifinge katılanlar zorla getirilmemiş. Zorla aykta alkışlatılmamıştır. Katılanlar , kendiliğinden alkışlamışlardır” diye açıkladı..
EĞTİM ZAİYATI MI?
Türkeri’nin avukatı,
Askerlik de emre mutlak itaatin önemli olduğunu
Sarıkamış harakatında 90 bin şehit verilmesine sebeb olanların da emre uyarak bunu gerçekleştirdikleri halde kimsenin yargılanmadığını.
Kıbrıs barış harekatında kendi uçaklarımızın kendi gemimizi emirle batırdıklarını, batıranların verilen emre uyduklarını
PKK ile mücadele ederken kaçakçıların uçakla vurulduğunu, sonradan vurulanların PK^lı değil kaçakçı olduğu anlaşıldığını ama kimsenin ceza almadığını söyleyerek madurların şikayeti için ilginç benzetmelerle yukardan verilen emirlere mutlak itaat edilerek oluşan gelişmelerin dava konusu olamayacağını ileri sürdü.
NÜKLER İŞİ
Sican’a tankların Hükümeti zorlamak için değil rutin görev için gidip döndüğünü söyleyen Türkeri’nin avukatı başka bir boyut getirerek , “Tankların , Sincana değil Akıncı üsündeki nükler başlık ya da nükler başlık takılabilen uçakları korumak gayesiyle gitmiştir..
Akıncı üsünün bu başlıkları koruma imkanı olmadığından Üs Komutanı, koruyabilecek kadar Yeterli sayıda tank istenmiş, bu istek üzerine tanklar oraya gönderilmiştir “ diye açıkladı.
ÇAĞDAŞLIK- İSLAM kavgası
Avukat, “Bunun Çağdaş düşünceyle İslamcılar arasında kavga ve mücadele “olduğunu söyleyerek İsraile karşı mitingler, kanlı mı kansızmı olacak sözleri...........
Urfa milletvekili meclis’de "Sapıma kadar şeriatçıyım" Cezayir'den beter olur. Hatta Fransız devrimi olur. Kan dökülecek, ben bunu istiyorum, demokrasi böyle gelecek. Fıstık gibi olacak.......
3 bin 500 PKK'lı ile başedemediler. 6 milyon siyasal islamcıyla nasıl başedecekler?... Rüzgara karşı işerlerse yüzlerine gelir.. dendi mi denmedi mi?vs Diyerek savunduğu kişilerin bu düşünceye karşı mücadeleyi verip tetbir alındığını belirtti.
“HAZMEDEMİYORUM
Türkeri, “46 askerlik hayatının 16 yılını general olarak geçirdiğini, bir çok takdir ve madalya aldığını, vazifesini kanun ve yönetmenliklere uygunolarak yaptığını belirterek bu gün yaşadıklarını “hazmedemediğini” söyledi.
Erbakan için ya “rahmetli” ya da “merhum Başbakan” diye nezaketle andı..
Sık sık sözlerinden alıntılar yaptığı Demirel için de “Türk Silahlı Kuvetleri Başkomutanı “ifadesini kullandı Sonra da “anayasaya “ göre demeyi ihmal etmedi.
İlnur Çevik’den bahsederken de Tarafsız olamayacağını söyleyerek Çünkü “O MSP danışmanıydı. “diyerek 1980 öncesi partiyle dönemlerindeki RP’ni karıştırarak bir gafa imza attı.
“İRTİCA MAKAMI”
Türkeri’nin Avukatı konuşmasını sürdürürken KASTEN Mİ YOKSA DİL SÜRÇMESİMİ BİLİNMEZ “İrtica Makamı” dedi. Sonrada “özür dilerim . İddia makamı”deyip konuşmasına devam etti.
Bir süre sonra Savcı, “Bunu bilerek mi söylediniz?” diye sordu?
Avukat, “yazılı metin ne ise o. Onu okuyorum..Orada ne söyleyeceğim yazılı” şeklinde cavap verirken
Savcı, “düzeltin” diye ikaz etti.
Sanıklar, niye soruyorsun, düzellti diye görültü çıkarırken sanık arkadaşlarından dileyinin bir biri “iyi iyi sorsun.. .”derken avukat içinde “soryu - “irtica makamı diye-cevaplasın “dediği duyuldu.
Hakim de “düzellti “diye tartışmayı sona erdirdi.
.........................
-------------
////////////////////
2. Günden NOTLAR
Öğleden sonraki duruşmaya katıldım.
Fevzi Türkeri savunma yapıyordu.
Çok uzun savun ma yaptı.
İkindi ezanı da okundu.
Konuşma bitince Hakim, 20 dakika ara verdi.
Arada dışarı çıktık
Hemen mahkeme kapııs yanındaki boş sandalyeye oturdum..
Yandaki sandalyeye de eşyasını koymuş bir 28 şubatçı ayakta, eşyaları dülemekle meşgul ama yüüzde bana dönük..
İkindi kılacağım...
28 Şubat sanıklarından yaşlı biri yanımızda. Gerçi çoğu yaşlanmış ya.
Burada, ltica yeri neresi? Diye sordum.
Adam yüzüme baktı..
İrticacılar içerde yargılaniıyor, Ben iltiaca etmek istiyorum.. Burada İltica edecek yer var mı “ deyince
Nereye diye sordu.
Biz hak’a iltica ederiz.. Ama irticacılar, gericiler şimdi hesap veriyor.
Allah’a şükür bu günüde gördüm ya. Ölsem gam yemem dedim..
Adam baka kaldı..
“”
TUVALETE BULUŞTUK.
Namza sonrası, Vcye geldim.
İki tuvaletde dolu. Sıra bekleyenler var
Hepsinin yaş ve keyfiyetinden 28 şubatçı olduğu belli.
Kimi ellerini yıkarken kimi de tuvalet sırasındalar.
Orada da artık ölsem gam yemem dedim..
Hemen bana döndüler..
Çünkü tuvallette eşitlendik..dedim.
Birisi zaten eşitiz, eşit değilmiydik dedi
Olurmu.. Mümkün mü..
Çok zulmettiniz çok dedim.
Birisi atıldı.
Kim zulmetti?
Kim yaptıysa ona söyle.Ben yapmadım.. Suçlar şahsidir. Vs demeye başlayınca ..
Suçlar şahsidir demediniz..
Milleti perişan etiniz...
Asgari üçretle geçinenleride sorgusuz sualsiz açlığa mahkum ettiniz..
Zulmedenlerle tuvalletde eşitlendik. Bunu da unutmayın dedim.
Diğerleri bozuntuyla ses çıkarmazken tuvalet işi biten fişek gibi kaçtılar..
........
Benimle tartışanı da bir başka arkadaşı koluna grip , götürürken O arada yanında iki delikanlı ile başka biri biri geldi.
Ne oluyor gibi bakınca diyorum ki
“Darbecilerle TUVALETTE BULUŞTUK..Unutmayın”
Mini etekli kızları da erbakancı diye işten attılar dedim.
Adam bende bunu söylüyorum.
Herkesi aynı kefeye koymayın dedim. Dinletemedim “dediMuhabbete başladık.
Ve hemen o gençlere dönerek bunun hatırası için bi resim çektireklim diye Ipad’i gence uzatırken
Adam, Kıbrs’ın efsane komutanı olduğunu söyleyerek , Oğlum.. “Bu da seni gibi düşünüyor” diye genci takdim etti..
Genç resmizi çekerken..
Hangi fikirde olursanız olun. Ama aklınızı, beyninizi kiraya vermeyin” dedim ve ekledim “bunların Türk Silahlı kuvetleri ile ne ilgisi var..? Bunlar çete... Ellerine verilen yetkiyi yanlış yerde kullanan kişiler, NATO jenırılları.” Deyince
Sonradan isminin Oğuzkalelioğlu olduğunu öğrendiğim zat..
Tam da böyle. Ama anlatamıkyoruz “dedi.
Bu arada genç iki kare aldı.
İsmimi sordu. Üstüne bastırarak Necati Çavdar....Çavdar”dedim. İsmin yabancı gelmiyor diye cevapladı.
,
Nasıl olsa TUVALETTE BULUŞTUK... Bunun anısına Tuvaletde görünsün...Beli olsun diye
Tuvalete doğru poz için dönerken
Kalelioğlu.
Yok tuvalet olmasın, gerek yok dedi.
Bende hayır hayır.. Mecburen müşterek kullandığımız,Eşitlendiğimiz yer burasHatırası olsun dedim.
Delikanlı çekti fakat..
VC yazısı görünmemiş.Olsun.. kapısı görünüyor..
//////////////////////////////////////
Bir başka 28 Şubat mahkemesini karşı taraftan izleyen..ve avukatın soruyu “aynen” cevaplasın diye konuşan kişiyle koridorda karşılaştık.
“Nasıl Türkerinin savunması dedim.
“İyi fena dedğil dedi.
Ama dedim gazete manşeti konusunda yalan söylüyor.
Ben” el ele zinciriyle ilgili yaşanmış olayı, askerin halka selam vermesini “ haber yapmıştım. Tekzip etmediler ama genel kurmay açıklamasıyla örtmeye kalktılar diye olayı anlatarak
Benim küçük verilen haberi görenler, İri gazetenin manşetini görmeyecekler.. ? Madem yol vermiyor, o işlere çanak tutmuyorlar
Bizimle ilgisi yok diye açıklama yapabilirler idi.
Yapmayarak “Silah kulanırız “
Manşetini sahiplendiler..
Birde ya Erbakan’a... Kazan’a sarılıyorlar..
Ya da eski mahkeme heyeti ve Genel kurmay yetkilisi FETOcu diye FETO dan paçayı kurtarmaya çalışıyorlar.
Bu mahkemeden ceza alırlar yada almazlar. Onu bilmem ancak Maşeri Vicdanda MAHKUM oldular.
Çünkü halk bunları onaylamadı. Mazlumlara yol verdi. Bakın mahkeme salonunda resin net olarak ortada.
Bir çok mazlumiyetn belgesi yok.Ancak yaşanmışlığı var. 28 Şubat dayatmasının Psikolojik etkiis çok oldu.Tüm kamu kurumları hiza aldı, insanlara baskı kurdu Bunlar kimseye zarar vermedik diyorlar ama esen rüzgar her trafı kavurdu. İnsanlar madur oldu, acı çektiler.
Zaten gelmişsin şu yaşa.. Ceza verseler bile yaştan kurtarırlarç Açık net.
Yaptık, yapacağız de..
-Evet.. Demeleri lazım.yarın konuşacağım. Dedirteceğim.Eğip bükmenin anlamı yok.
Net olmaları lazım..
Diyerek
28 Şubatçıların “Şimdiki ... Onlarla müvcadele etikleri onların devamı değil mi? Ne oldu” diyerek iktidardan yakındı.
Bende küfür etme. Küfür yok.Ama devamı değil ta da kendisi dedim..
............
Atatürk, cumhuriyetladı belli bir ideolojiye oturtmak istedi..
İsmet İnönü, Bayar, Menderes ve diğerleri onu raydan çıkardılar diye konuşurken yapmayın.
İsmet İnönü garibim çok çabladı deyince yok yok oda . Oda diye itiraz etti..
Ben de nasıl.. Adama iftira etmeyelim diyerek “” Bana Allah dedirtemezsiniz “diye azmı direndi deyince gülüştük..
:::::::::::::
Eğtimle baş gelineceğini söyledi
Bende insan eğitilmez dedim itiraz etti
Hayır insan değil hayvan eğitilir. Söyleneni de yapar.
Fakat, insan bilgi verilirİnsan öğrenir. İster yapar , ister yaparmaz dedim..,
........................
BALASLARI BOZULMUŞ.
Arkamızda halk desteği
Sermeye gücü ve Basın yok..
Hayatımız kaydı
Dava dolayısıyla
Aile ve soyal hayatımız bozuldu. diye dert yanıyorlar..
...............
Yani Zalimler mazlumuna sarılmış gibiler.
Erbakan’ın haklarında kötü söz söyleyip hiç şikayetçi olmadığına
ve
Şevket Kazan’ın Refah gerçeği'ne sık sık atıf yapıp ceza almamak için bel bağlıyorlar
................
“Şirketlerde, ticarette değiliz.
Ve darbe yapmışsak niye kendimizi güvenceye almamışız.”
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder